MAHKEMESİ:Sulh Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: Elatmanın Önlenmesi ve Ecrimisil
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine duruşma istemi gider olmadığından reddedilmiş olmakla, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
K A R A R
Davacı ..., 307 kapı numaralı yayla evinin 20 yılı aşkın süredir zilyetliğinde olduğunu, taşınmazın davalı tarafından 09.06.2013 tarihinde işgal edildiğini açıklayarak, davalının dava konusu eve müdahalesinin önlenmesi ile 1.000 TL ecrimisil alacağının davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı ..., dava konusu evin, murislerince yıllar önce yapılarak kulanıldığını, davacı tarafın ev üzerinde hak iddia etmeye başladığını, kendisinin de mirasçı olması sebebiyle hak sahibi olduğunu beyanla davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, “Dava konusu yapı hakkında alınan müsadere kararı nedeni ile karar verilmesine yer olmadığına” karar verilmesi üzerine; hüküm, davacı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiştir.
Dava, el atmanın önlenmesi ve ecrimisil isteğine ilişkindir.
Somut olayda; Davacı ...'ın, mülkiyeti Hazine'ye ait olan taşınmaz üzerinde bulunan yayla evine davalının müdahalede bulunduğunu açıkladığı, davalı ...'in ise, mirasçı olması sebebiyle davaya konu evde kendisinin de hakkı bulunduğunu beyan ettiği görülmüştür.
Olayları anlatmak taraflara, hukuki tavsif Mahkemeye aittir. Somut olayda, uyuşmazlığın, taşınmaz mal üzerinde bulunan kalıcı yapı niteliğindeki yayla evine ilişkin olduğu, davanın bu haliyle, TMK'nun 981 ve devamı maddelerinde yer alan zilyetliğin korunması davası niteliğinde bulunmadığı, TMK'nun 683. maddesi gereğince uyuşmazlığın çözümlenmesi gerektiği sonucuna varılmaktadır.
Hal böyle olunca, davaya konu uyuşmazlığın çözümlenmesi Asliye Hukuk Mahkemelerinin görev alanına girdiğinden, Mahkemece, görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, işin esasına girilerek hüküm tesis edilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Davacı vekilinin temyiz itirazları yukarıda açıklanan nedenle yerinde olduğundan kabulüyle, usul ve yasaya uygun bulunmayan hükmün 6100 sayılı HMK'nın Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nın 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma nedenine göre davacılar vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, HUMK'nın 440/III-1, 2, 3, 4 bendi gereğince Yargıtay Daire ilamına karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna ve peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 07.02.2018 tarihinde oybirliği ile karar verildi.