MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: Tapu İptali Ve Tescil
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı vekili, dava dilekçesinde ...Köyü 629 parsel sayılı taşınmazın 1/4 hissesinin ..., 3/4 hissesinin annesi ... adına tespit ve tescil edildiğini, tapu kaydında ismi geçen bu kişinin ...Köyü nüfusunda kaydı bulunmadığını, ...'nın hiçbir şekilde hisse kullanmadığını, 1952 yılından beri taşınmazın tamamını annesi ...'un kullandığını, annesinin 2001 yılında ölümüyle taksim sonucunda taşınmazın vekil edenine geçtiğini, belirterek, ... adına kayıtlı 1/4 hissesinin iptali ile davacı adına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı Hazine vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulüyle ... adına kayıtlı 1/4 hissenin iptali ile davacı adına tesciline karar verilmiştir. Hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki bilgi ve belgelerin incelenmesinden; davacının dava dilekçesinde 'Tapu kaydında ismi geçen bu malikin ...Köyü nüfusunda kaydı olmayan bir kişi olması yanında bu malik bu parselde hiçbir şekilde hisse kullanmamıştır' demek suretiyle TMK'nin 713/2. maddesindeki 'malikin tapu kütüğünden anlaşılamayan' nedenine dayalı olarak tapu iptal ve tescil talep ettiği, yargılamanın hiçbir aşamasında aynı fıkrada düzenlenen 'ölüm' nedenine dayanmadığı anlaşılmaktadır. TMK'nin 713/2. maddesindeki 'ölüm', 'malikin tapu kütüğünden anlaşılamayan' ve 'gaiplik' nedenlerine dayalı davalar farklı davalardır. 6100 sayılı HMK 26. maddesine göre de, hakim, tarafların talep sonucu ile bağlı olup, ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Temyiz incelemesinde; tapulama tutanağına göre, ...'ın ölümü ile 1/4 hissenin karısı ..., 3/4 hissenin ise kızı ... adına tescil edildiği yazılı olup, ...'nın dosya kapsamında nüfus kaydı da bulunduğuna göre ...'nın bilinen kişi olması nedeniyle, davanın reddine karar verilmesi gerekirken, hukuki nitelendirmede yanlışa düşülerek, talep dışında karar verilmesi hatalı olmuştur.
SONUÇ: Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazları yukarıda yazılı nedenle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün 6100 sayılı HMK'nin Geçici 3.maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 09.10.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.