MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Mal Rejiminin Tasfiyesinden Kaynaklanan Alacak
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, dava dilekçesinin yetki yönünden reddine karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı ... vekili, evlilik birliği içerisinde davalı kadın adına edinilen üç adet taşınmaz ve bir araç bulunduğunu, taşınmazların davalı tarafından davacının katılma alacağını azaltmak kastıyla üçüncü kişilere devredildiğini ileri sürerek anılan taşınır ve taşınmazlar yönünden mal rejiminin tasfiye edilerek katılma alacağının tespitini, belirlenen pay oranında davacı adına tescillerini veya fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 20.000,00 TL alacağın faiziyle tahsilini talep etmiştir.
Davalı ... vekili, cevap dilekçesinde yetki ilk itirazında bulunmuştur.
Diğer davalılar vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, bizzat davacı vekilinin dava dilekçesinde davalı ...'in ikamet adresini ... olarak tespit ettiğini belirttiği, davalının Şanlıurfa'da olmadığı, burada bir adreste ikamet etmediği gerekçesiyle dava dilekçesinin yetki yönünden reddine karar verilmesi üzerine, hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Maddi olayları ileri sürmek taraflara, hukuki nitelendirme yapmak ve uygulanacak kanun maddelerini belirlemek hakime aittir(6100 s.lı HMK'nun 33 m). İddianın ileri sürülüş şekline göre dava, mal rejiminin tasfiyesinden kaynaklanan alacak isteğine ilişkindir.
Mal rejiminin tasfiyesine ilişkin davalarda, yetkiyi düzenleyen 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 214/2. maddesi hükmüne göre, eşler veya mirasçılar arasındaki mal rejiminin tasfiyesine ilişkin davalarda, boşanmaya, evliliğin iptaline veya hâkim tarafından mal ayrılığına karar verilmesi durumunda, bu davalarda yetkili olan mahkeme yetkilidir. Buna göre, mal rejiminin tasfiyesi davalarında yetki, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümlerine göre değil, özel düzenlemenin yer aldığı Türk Medeni Kanunu'na göre belirlenmelidir.
Somut olayda; dava açıldığı tarihte eşler arasında ... 2. Aile Mahkemesi'nin 2014/506 Esas sayılı boşanma davasının derdest olduğu, boşanma davasına bakan ... Mahkemesinin eldeki davada yetkili olduğu görülmektedir. Buna göre,dava, yetkili mahkemede açıldığı halde, mahkemece iddia ve savunma çerçevesinde taraf delilleri toplanıp tartışılıp değerlendirilerek talebin esası hakkında olumlu olumsuz bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde dava dilekçesinin yetki yönünden reddine verilmesi doğru olmamıştır.
SONUÇ: Davacı vekilinin temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde olduğundan kabulüyle hükmün 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla ve HUMK'nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine 24.05.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy