MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Alacak
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda mahkemece, davanın kismen kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı ..., boşanmış olduğu eşi olan davalı ile ... ili ... ilçesinde 191 ada, 1 parsel, 38 nolu bağımsız bölümde bulunan ortak evi 80.000,00 TL'ye sattıkları bu parayı davalının ... bankasındaki hesabına vadeli olarak yatırdıklarını, vade sonu olan 17.1.2014’te davalının 40.700,00 TL ödemesi gerekirken 10.02.2014 tarihinde 25.000,00 TL ödediğini, 15.700,00 TL alacaklı olduğunu, bu nedenle alacağının yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili, davacının ihtiyacı olduğunu söylemesi üzerine 5.000,00 TL'nin davacıya bırakıldığını, bakiye 75.000,00 TL'nin bankaya yatırıldığını, davacının kardeşleri ile ilgili mal paylaşımı sırasında 5.000,00 TL'ye ihtiyacı olduğunu söylemesi üzerine bankadan 5.000,00 TL'nin davacıya gönderildiğini bu nedenle bakiye 70.000,00 TL paranın kaldığını, ailenin birlikteliği sırasındaki ortak borçların çocuk ... öğrenim kredisi çeşitli bankalardan alınan kredilerin geri ödenmesi yapıldıktan sonra ve satılan evin aidatlarının ödenmediği için yapılan icra takibi borcu olan 8.000,00 TL bankadan çekilerek ödendikten sonra, bakiye 50.000,00 TL'nin kaldığını ve bunun da yarısı olan 25.000,00 TL'nin davacıya ödendiğini, bu nedenle davacının hiçbir alacağının kalmadığını davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Dava ... . Asliye Hukuk Mahkemesinde açılmıştır. ... . Asliye Hukuk Mahkemesi davanın edinilmiş malların tasfiyesi davası olduğu gerekçesi ile görevli mahkemenin ... Aile Mahkemesi olduğuna karar vermiştir, verilen bu karar temyiz edilmeksizin kesinleşmiştir. Davacı süresi içinde dosyanın görevli ... Aile mahkemesine gönderilmesini istemiştir. Daha sonra dava dosyası ... Aile Mahkemesince karara bağlanmış ve davanın kismen kabulü ile, 12.500,00 TL alacağın kararın kesinleşme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde; sebepsiz zenginleşmeye dayalı alacak davası niteliğinde olduğu anlaşılmakla, davacının iddiası genel hükümlere dayalı (TBK m. 77 vd.) olup, mal rejiminin tasfiyesi kapsamında bir talep niteliğinde değildir. Dava mal rejiminin sona erdiği tarihten sonraki alacak isteğine ilişkin olduğu için genel mahkemelerin görev alanına ilişkindir.
O halde, talep TMK 2. kitabından kaynaklanmadığından Aile Mahkemesi görevli olmayıp, uyuşmazlığın çözüm yeri 6100 sayılı HMK'nun 2.maddesi uyarınca belirlenecek Asliye Hukuk Mahkemesidir. Görev kamu düzeni ile ilgili dava şartı olduğundan (HMK m. 114/c) iddia ve savunma olarak ileri sürülmese bile yargılamanın her aşamasında mahkemece resen göz önünde bulundurulur (HMK m. 115/1). Mahkemece davaya genel hükümler çerçevesinde Asliye Hukuk Mahkemesinde bakılması gerektiğinden görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olmuş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarda gösterilen sebeplerle 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3.maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, HUMK'nun 440/III-1, 2, 3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 07.06.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy