MAHKEMESİ:Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: Katılma Alacağı
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup, hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı ... vekili, evlilik birliği içinde davalı erkek adına edinilen iki adet taşınmaz bulunduğunu açıklayarak fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 30.000,00 TL katılma alacağının faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, harcını yatırmak suretiyle sundukları 28.12.2015 tarihli dilekçe ile talep miktarını 99.430,00 TL olarak arttırmıştır.
Davalı ... vekili, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüyle 4 nolu bağımsız bölüm açısından 80.205,00 TL, 31 nolu bağımsız bölüm açısından 994,00 TL olmak üzere toplam 81.244,00 TL katılma alacağının karar tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. Hüküm, süresi içerisinde 31 nolu bağımsız bölüm yönünden davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Tasfiyeye konu edilen 31 nolu bağımsız bölüm eşler arasında edinilmiş mallara katılma rejiminin geçerli olduğu 18.07.2013 tarihinde satış yoluyla davalı erkek adına tapuya tescil edilmiştir. Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerden; davaya konu taşınmazın edinme tarihi tibariyle değerinin teknik bilirkişi raporunda 82.150,00 TL olarak belirlendiği, bankadan davalı adına çekilen kredilerin ise 48 ay vadeli 50.000,00 TL konut kredisi ve davacının kabulünde olan 36 ay vadeli 8.500,00 TL ihtiyaç kredisi olmak üzere toplam 58.500,00 TL olduğu, kredilerin bir kısım ödemelerinin mal rejimi sona erdikten sonrada devam ettiği sabittir. Mahkemece, 31 nolu bağımsız bölüm yönünden açıklanan bu veriler ışığında düzenlenmiş 15.12.2015 tarihli bilirkişi ek raporunda ulaşılan 19.180,00 TL katılma alacağına hükmedilmesi gerekirken dosya kapsamına uygun düşmeyen şekilde 16.11.2015 tarihli kök rapordaki, taşınmazın tamamının krediyle karşılandığı kabul edilerek yapılan hesaplamanın hükme esas alınması hatalı olup bozma nedeni yapılmıştır.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenlerle davacı vekilinin yazılı temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün 6100 sayılı HMK'nın Geçici 3. maddesi yollaması ile HUMK’nın 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nın 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 05.06.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.