MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davacı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire'ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
K A R A R
Borçlu vekili, İcra Mahkemesi'ne başvurusunda, dayanak ilamın kesinleşmeden icra takibine konularak müvekkilinin taşınır, taşınmaz, maaş ve alacaklarına haciz uygulandığını, kararın temyiz edildiğini, teminat mektubu sunularak mehil vesikası alındıktan sonra İcra Müdürlüğü'nce hacizlerin kaldırılmasına karar verildiğini, şikayet üzerine hacizlerin kaldılmasına yönelik memur işleminin iptal edildiğini, bu kararı temyiz ettiklerini, 07.07.2015 tarihinde Yargıtay.... Hukuk Dairesince icranın geri bırakılması kararı alındığını, tehiri icra kararından sonraki tarihte müvekkilinin tüm araçlarına, maaşına ve taşınmazlarına haciz konulduğunu, dosyada bulunan teminat mektubu karşısında mevcut hacizlerin taşkın haciz niteliği taşıdığını, icranın geri bırakılma tarihinden sonra haciz uygulanamayacağını, dayanak ilamın boşanma yönünden temyiz edilmemiş olmasına rağmen feri nitelikteki tazminat hükümlerinin de kesinleşmeden takibe konu edilemeyeceğini belirterek memur işlemlerinin iptali ile hacizlerin kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, ...İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2015/552 E- 2015/613 K sayılı kararı ile İcra Müdürlüğünün 04/06/2015 tarihli hacizlerin kaldırılması kararının iptali ile hacizlerin eski haline getirilmesine karar verildiği, İcra Müdürlüğü'nce İcra Hukuk Mahkemesi kararına uygun olarak kaldırılan hacizlerin eski hale getirilmediği, haciz işlemlerinin söz konusu karara uygun yapıldığı gerekçesiyle şikayetin reddine karar verilmesi üzerine hüküm borçlu vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Borçlu vekilinin sair temyiz itirazları yerinde değil ise de,
HMK'nun 297/2. maddesi " Hükmün sonuç kısmında gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerekir " hükmünü içermektedir.
Somut olayda, borçlu vekilinin İcra Mahkemesi’ne başvurusunda taşkın haciz, tehiri icra kararından haciz konulamayacağı ve ilamın kesinleşmeden takibe konulamayacağı yönünde de şikayetleri bulunmaktadır. İcra Mahkemesi'nce bu konularda olumlu olumsuz bir karar verilmemiştir. Mahkemece, bu hususlarda incelenerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde sonuca gidilmesi doğru değildir.
SONUÇ: Borçlu vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile Mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, taraflarca İİK'nun 366/3. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 27,70 TL peşin harcın istek halinde davacıya iadesine, 16.06.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy