MAHKEMESİ:İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: İstihkak
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki temyiz eden tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire'ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
KARAR
Davacı-karşı davalı üçüncü kişi vekili, müvekkilinin 05.12.2008 tarihinde ... plakalı araçları, ... 6. Noterliği'nde düzenlenen sözleşme ile borçlu şirketten satın aldığını, araçların mülkiyeti müvekkiline ait olduğu halde, borçlunun borcu nedeniyle haczedildiklerini, haczin kaldırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı-karşı davacı alacaklı vekili, satışın alacaklılardan mal kaçırma amacıyla yapıldığını, bu nedenle davanın reddi gerektiğini belirttikten sonra, karşı dava dilekçesi ile yapılan araç satışlarına ilişkin tasarrufun iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, davacıların borçlu şirkete ait olan birçok aracı aynı anda satın aldığı, davacı tanıklarının beyanlarında, borçlunun başka taşınmazlarının da satın alındığı bunların bir kısmının daha sonra davacı şirketin ortaklarının kurduğu yeni şirkete devredildiğini ifade ettikleri, araçların borcunu ödemekte zorluk çeken borçlu şirketten olan alacağa mahsuben alındığı, davacı şirketin borçlunun içinde bulunduğu durumu aralarındaki ticari ilişki nedeniyle bilmemesinin mümkün olmadığı, satışların karşı davacının alacağının doğumundan sonra olduğu, davacı karşı davalının borçlunun mal varlığını bir kül halinde devraldığı, daha sonra bir kısmını borçlu şirket ortaklarınca kurulan şirkete devrettikleri gerekçesiyle davanın reddine, karşı davanın ise kabulü ile tasarrufun iptaline karar verilmiş, hüküm davacı- karşı davalı üçüncü kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, üçüncü kişinin İİK'nun 96 ve devamı maddelerine dayalı olarak açtığı istihkak davası ile alacaklının karşı dava olarak İİK'nun 97/17. maddesi gereğince açtığı tasarrufun iptali talebine ilişkindir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı-karşı davalı üçüncü kişi vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
-//-
2-Davacı-karşı davalı üçüncü kişi vekilinin tasarrufun iptali davasına ilişkin karara yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; davalı-karşı davacı vekili davacı üçüncü kişi tarafından istihkak iddia edilen 07 DB 632 ve 07 CUM 61 plakalı araçların, borçlu şirket tarafından davacı üçüncü kişiye satışına ilişkin işlemin muvazaalı olması, alacaklıdan mal kaçırma amacıyla yapılmış olması nedeniyle, satış işleminin iptalini talep etmiştir.
Tasarrufun iptali davasının amacı, bir alacağı ödememek için, mal varlığını azaltıcı veya artışını önleyici nitelikte, borçlu tarafından yapılan bir taraflı hukuki işlemler ve fiillerle, borçlunun amacını bilen veya bilmesi gereken kişilerle yaptığı tüm hukuki işlemleri alacaklının alacağı ile sınırlı olarak hükümsüz sayarak işlem konusu mal veya hak üzerinde borçluya aitmiş gibi cebri icraya devam edilerek alacaklının alacağını almasına imkan sağlamaktır.
İptal davası, icra hukuku yönünden alacaklıya alacağını tahsil olanağı sağlayan nispi nitelikteki yasadan doğan bir dava olup, tasarrufa konu malların aynı ile ilgisi yoktur.
İİK'nun 283/1. maddesine göre, tasarrufun iptali davasını açan davacının tasarrufun iptali davası sabit olduğu taktirde, bu davaya konu teşkil eden mal üzerinde, cebri icra yolu ile alacak miktarı kadar hakkını alma yetkisini elde eder ve söz konusu malın haczedilmesini ve satışını isteyebilir.
Davacı-karşı davalı üçüncü kişi vekili tarafından açılan istihkak davasının reddine karar verilmiştir. Davanın reddedilmesi ile, haczedilen mal üzerindeki haciz de kesinleşmiştir. Alacaklı icra takip işlemlerine devam ederek malın satışını isteyebilir.
HMK'nun 114/1-4. maddesinde hukuki yarar dava şartı olarak düzenlenmiştir. Hukuki yararın davanın açıldığı tarih itibariyle mevcut olması yeterli değildir. Dava sonuçlanıncaya ve karar kesinleşinceye kadar hukuki yararın devamı gerekir.
Mahkemece, üçüncü kişinin açtığı istihkak davasında, davanın reddine karar verildiğinden, davalı-karşı davacı alacaklı vekili tarafından açılan tasarrufun iptali davasında, başlangıçta mevcut olan hukuki yarar ortadan kalkmıştır.
Açıklanan nedenlerle, tasarrufun iptali davasının hukuki yarar yokluğundan reddine karar verilmesi gerekirken, kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, kararın bu nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı-karşı davalı üçüncü kişi vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı-karşı davalı üçüncü kişi vekilinin tasarufun iptali davası yönünden temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, taraflarca İİK'nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve 891,15 TL peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine 22.06.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.