MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : İstihkak
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davacı vekili ve davalı ... Tekstil San. ve Tic. A.Ş. tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı 3.kişi vekili, davacıya ait işyerindeki malların 25.04.2008 tarihinde haczedildiğini, hacze konu malların müvekkiline ait olduğunu belirterek istihkak davasının kabulü ile hacizlerin kaldırılmasını istemiştir.
Davalı alacaklı vekili, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Davalı borçlular, duruşmalara katılmamış ve cevap dilekçesi sunmamıştır.
Mahkemece yapılan ilk yargılama sonucunda, istihkak davasının reddine karar verilmiş, karar davacı 3.kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir. Yargıtay 17. Hukuk Dairesi’nin 11.07.2014 T. 2014/10470 Esas, 2014/11242 Karar sayılı ilamı ile, davacı şirketin borcun doğumundan çok önce borçlular ile ilgili olmayan şahıslar tarafından kurularak, dava konusu makinelerin maliki olduğu, haciz yapılan adresin çok katlı bina olup, haczin davacının kullanımında olan yerde yapıldığı ve mülkiyet karinesinin davacı 3.kişi lehine olduğu, makinelerin borçluya ait olduğunun alacaklı tarafından ispat edilmediği,bu nedenlerle, mahkemece 3.kişinin davasının kabulüne karar verilmesi gerekirken hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğundan bahisle karar bozulmuştur. Mahkemece,bozmaya uyularak istihkak davasının kabulü ile dava konusu menkullerin satışının yapılması nedeniyle satış tutarı olan 14.700,00-TL nin davalı alacaklıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. Karar davacı 3.kişi vekili ile davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, üçüncü kişinin İİK'nun 96. vd. maddelerine dayalı istihkak iddiasına ilişkindir.
1- Yargıtay ilamında belirtilen bozma sebepleri çerçevesinde işlem yapılarak karar verilmiş, bozma ile kesinleşen hususların yeniden temyiz sebebi yapılmasına usul hükümleri elvermemiş bulunmasına ve temyiz edilen kararda yazılı gerekçelere göre davalı alacaklı vekilinin yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddine;
2-Davacı 3.kişi vekilinin tazminat ve faiz istemine yönelik temyiz itirazlarına gelince; HMK'nun 297. maddesinde, hükmün hangi hususları kapsayacağı sayılmış olup, anılan maddenin 2. fıkrasında, hükmün sonuç kısmında taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerektiği düzenlenmiştir. Bu itibarla, davacı 3.kişi tarafından, tazminat ve faiz talebinde bulunulmuş olmakla birlikte bu taleplerle ilgili olumlu olumsuz herhangi bir karar verilmemesi doğru görülmemiş, hükmün açıklanan nedenlerle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı 3.kişi vekilinin tazminat ve faiz istemine yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün İİK'nun 366. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca İİK'nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve davacıdan peşin alınan harcın istek halinde davacıya iadesine, 251,00 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 1.361,71 TL'nin davalıdan alınmasına 25.01.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy