MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
K A R A R
Davacılar vekili, tarafların ... mirasçıları olup, muris ... adına ... İlçesi 6026 ada 12 parsel sayılı taşınmazın bulunduğunu, davalılardan ... tarafından ... 8. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2013/422 Esas sayılı dosyası ile izale-i şuyu davasının ikame edildiğini ve halen derdest olduğunu, dava konusu taşınmaz üzerinde bulunan ve bir giriş olmak üzere 3 katlı durumdaki binanın 1. katının müvekkillerden İsmail, 2. katının ise ... tarafından inşa edildiğini açıklayarak, 6026 ada 12 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan giriş dahil 3 katlı binanın, 1. katının davacı ... tarafından, 2. katının davacı ... tarafından inşa edildiğinin tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılardan ... vekili ve davalılardan ... davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, davanın kabulü ile dava edilen muris ... adına kayıtlı ... ili, ... İlçesi 6026 ada 12 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan giriş dahil 3 katlı yapının, birinci katının davacılardan ..., ikinci katının ise ... tarafından yapıldığının belirlenmesine karar verilmiş, hüküm, süresi içinde davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1.Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, davalı Sabriye vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Davalı Sabriye vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince;
Dava, muhdesatın tespiti isteğine ilişkindir.
Muhdesatın tespiti davalarında davanın konusu (müddeabih) davalıların payına isabet eden muhdesat değeri (zemin bedeli hariç) olup; yargılama sonucunda hüküm altına alınacak nispi karar ve ilam harcının, yargılama giderlerinin ve taraflar yararına takdir edilecek vekalet ücretlerinin iş bu müddeabih esas alınarak hesaplanması gerekir.
Ayrıca, az yukarıda açıklanan esaslar dikkate alınarak yargılama sonucunda hüküm altına alınacak nispi karar ve ilam harcından, aynı şekilde 6100 sayılı HMK'nin 326/2. maddesi uyarınca hesaplanacak yargılama giderinden ve davacı yararına takdir edilecek vekalet ücretinden, her bir davalının, dava konusu taşınmazın tapuda paylı mülkiyet şeklinde kayıtlı olması halinde tapudaki payları, elbirliği mülkiyetin sözkonusu olması halinde ise miras payları göz önünde bulundurularak sorumlu tutulmaları gerekir.
Somut olaya gelince, dava konusu muhdesatın üzerinde bulunduğu 6026 ada 12 parsel sayılı taşınmaz, tarafların murisi ... adına kayıtlı olup, taraflar dava konusu taşınmazda elbirliği halinde maliktirler. Hal böyle olmasına rağmen, davalıların dosya içerisinde muris ...’e ait bulunan veraset ilamındaki miras payları gözönünde bulundurularak harç tahsiline ve vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, yukarıda bahsedilen ilkeler gözardı edilerek, 1. ve 2. kat yapı değeri toplamının tamamı üzerinden hesaplanan harç ve davacılar lehine hükmedilen vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı Sabriye vekilinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile usul ve kanuna aykırı bulunan hükmün 6100 Sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, davalı ... vekilinin sair temyiz itirazlarının (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle reddine, taraflarca HUMK’un 440/1. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 02/12/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.