MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : İstihkak
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki temyiz eden tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire'ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
K A R A R
Davacı 3. kişi vekili; müvekkili firmaya ait malların haczedildiğini belirterek, usul ve yasaya aykırı şekilde yapılan hacizlerin iptaline, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı alacaklı vekili; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda, haczin takip, tebligat ve talimat adresinde yapıldığı, haciz mahallinde borçluya ait evraklara rastlandığı, her iki şirketin aynı konuda faaliyet gösterdiği, bu durumda her iki şirket arasında organik bağ bulunup alacaklılardan mal kaçırmak amacı ile muvazaalı işlemler yaptıkları gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, alacaklı lehine, haczedilen malların değerinin % 40'ı oranında tazminata hükmedilmiş, karar davacı 3. kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava 3.kişinin, İİK’nun 96. vd. maddelerine dayalı olarak açtığı istihkak davasına ilişkindir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı 3.kişi vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-2004 sayılı İİK'nun 97/13. maddesinde: "İstihkak davası üzerine takibin talikine karar verilip de neticede dava reddolunursa alacaklının alacağından bu dava dolayısıyla istifası geciken miktarın yüzde kırkından aşağı olmamak üzere davacıdan tazminat alınmasına hükmolunur...” düzenlemesi yer almaktaydı. Ancak 02.07.2012 tarihli ve 6352 sayılı Kanun'un 19. maddesi ile tazminat oranı % 20 olarak değiştirilmiştir. Bu durumda 02.07.2012 tarihinde 6352 sayılı Kanun'un 19. maddesi ile yürürlüğe giren bu değişiklik nedeni ile bu tarihten itibaren tazminat oranının % 20 olarak uygulanması gerekir. Somut olayda teminatın yatırılmış olması nedeni ile takip durduğundan, İİK'nun değişik 97/13. maddesi gereğince, % 20 oranı ile davalı alacaklı yararına tazminata karar verilmesi gerekirken, söz konusu değişiklik de gözönüne alınmadan Yasa'da yazılı olan % 20 tazminat oranı aşılarak, % 40 oranı ile davalı alacaklı yararına tazminata hükmedilmiş olması doğru görülmemiştir. Ne var ki belirtilen bu yanlışlığın giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden, 6100 sayılı HMK’nun Geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK’nun 438/7. maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
SONUÇ: Davacı 3. kişi vekilinin yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün esasına ilişkin temyiz isteminin reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle tazminat yönünden temyiz itirazının kabulüne ve tavzih yoluyla düzeltilen hüküm fıkrasının 2 numaralı maddesindeki " -Haczedilen malların değerinin % 40'ı olan 7.200 TL..." ibaresinin çıkartılarak yerine "-Haczedilen malların değerinin % 20'si olan 3.600 TL...." ibaresinin yazılmak suretiyle hükmün düzeltilen bu şekli ile ONANMASINA, İİK'nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve 24,30 TL'nin temyiz edene iadesine 11.04.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy