MAHKEMESİ: ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: Tapu İptali ve Tescil
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı ... vekili, vekil edeninin dava konusu 1262 ada 121 parsel sayılı taşınmazın 300/5984 payını, 01/01/1983 tarihininden önce haricen satın aldığını, satın alınan tarihten bu yana dava konusu yerin vekil edeninin zilyetliğinde bulunduğunu, kayıt maliki olan ...'nun 1944 yılında vefat ettiğini, mirasçılara intikal işleminin yapılmadığını belirterek 1262 ada 121 parsel sayılı taşınmazın 300/5984 hissesinin iptali ile vekil edeni adına tesciline karar verilmesini istemiş, davacı ...'in yargılama sırasında vefat etmesi üzerine davaya mirasçıları tarafından devam edilmiştir
Davalılar ...davanın reddini savunmuştur.
Bir kısım davalılar, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, davacının zilyetlik süresini ispat edemediği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmesi üzerine hüküm davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, TMK.nin 713/2 maddesindeki ölüm nedenine dayalı olarak açılan tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.
Tüm dosya içeriği ve toplanan delillerden, dava konusu 1262 ada 121 parsel sayılı taşınmazın ... oğlu ... adına kadastro ile 03/04/1974 tarihinde tapuda kayıtlı olduğu ve mirasçılarına intikal görmediği anlaşılmaktadır.
Bilindiği üzere, tapu iptali ve tescil davalarında dava kural olarak kayıt malikine, kayıt maliki ölü ise mirasçılarına yöneltilerek açılır. Taraf teşkili kamu düzenine ilişkin olup mahkemece kendiliğinden gözönünde bulundurulur.
Somut olayda, tapuda malik olarak görünen ... oğlu ...'nun, dosyada bulunan veraset ilamında ve nüfus kaydında baba adının ..., isminin ise Memik olarak geçtiği anlaşılmaktadır. Dosyada yer alan ... 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2004/1694 Esas 2004/1415 Karar sayılı veraset ilamı içeriğinde, her ne kadar murisin isminin ... olmasına rağmen ... önadının lakap olması nedeniyle nüfustan silindiği belirtilmiş ise de, bahsi geçen veraset ilamı ile dosya arasında bulunan yine murise ait ... 8. Noterliğinin 20/12/2013 tarihli ve 31304 yevmiye numaralı veraset ilamı ... oğlu '...' adına düzenlenmiş, olup her iki veraset ilamında da malikin/murisin baba adı ... olarak belirtilmiştir. Bu durumda, tapu maliki ile dosyada yer alan veraset ilamındaki kişinin aynı kişi olup-olmadığı ve davalıların tapu malikinin mirasçıları olup olmadığı hususunda tereddüt hasıl olmuştur. O halde, Mahkemece yapılması gereken iş, az yukarıda da açıklandığı üzere, tapu iptali ve tescil davalarında, davada taraf teşkili sağlanmadan işin esası hakkında hüküm kurulamayacağı (HGK'nın 22.02.2012 tarihli, 2011/8-763 E. 2012/85 sayılı kararı) hususları gözönünde bulundurularak, tapu maliki ile dosyada yer alan veraset ilamındaki kişinin aynı kişi olup-olmadığının belirlenmesi için tapuda düzeltim sağlanması hususunda taraflara süre ve imkan tanınması, dava açılması halinde bekletici mesele yapılması, tapu kaydında isim tashihi yapıldıktan sonra, tüm mirasçıların davaya eksiksiz olarak katılımının sağlanması ondan sonra toplanmış ve toplanacak deliller ışığında bir karar verilmesi olmalıdır. Eksik inceleme ve araştırma ile hüküm kurulmuş olması doğru olmayıp, hükmün bu sebeple bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Davacılar vekilinin temyiz itirazları yukarıda açıklanan nedenle yerinde olduğundan kabulüyle, usul ve yasaya uygun bulunmayan hükmün 6100 sayılı HMK'nin Geçici 3.maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma sebebine göre sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, taraflarca HUMK'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine 26/11/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.