MAHKEMESİ:Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: Tapu İptali, Tescil ve Katılma, Değer Artış Payı Alacağı
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, asıl davanın reddine, birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup hükmün davacı-karşı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
K A R A R
Davacı-davalı ... vekili, evlilik birliği içinde bedeli davacı kadın tarafından ödenerek satın alınıp tadilat yaptırılan, her türlü teçhizat alınarak veteriner kliniği haline getirilen ve tapuda 1/2'şer eşler adına tescil edilen 14 nolu mesken yönünden fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıvia katkı payının kabulünü ve tapu kaydının davacı adına tescilini talep etmiş, dava değeri 16.000,00 TL olarak bildirilmiştir. Mahkemece, verilen süre içinde harcını yatırmak suretiyle sundukları 02.11.2011 tarihli dilekçe ile tapu iptal tescil isteklerini yineleyerek alacak miktarını 122.000. 00 TL olarak arttırmıştır.
Davalı-davacı ... vekili, birleşen dava dosyasında 14 nolu meskenin davacı erkeğin anne ve babasından verilen para ile alındığı ancak davalı kadının baskısı ile tapuda taraflar adına 1/2'şer kayıtlandığını izah ederek taşınmaz veteriner kliniği olarak kullanıldığından üstün yarar nedeniyle tapu kaydının iptali ile davacı erkek adına tescili, bu mümkün olmadığı takdirde 10.000. 00 TL alacağın tahsilini talep etmiş, 14.09.2015 tarihli harcını yatırmak suretiyle sundukları dilekçe ile talep miktarını 106.720.63 TL olarak yükseltmiştir.
Mahkemece, her iki tarafında dava konusu taşınmazı iş yeri olarak kullandıkları TMK 226/2.mad. gereğince taraflardan birinin diğerine karşı üstün hakkı bulunmadığından dava ve birleşen davadaki tapu iptal ve tescil taleplerinin reddine, davacı-davalının katkı payı talebinin sabit olmayan asıl davasının reddine, birleşen dava yönünden katılma alacağı ve değer artış payı yönünden teıditli talebin kabulü ile; 779,38 TL katılma alacağı, 105.941.25 TL değer artış payının davacı-davalıdan tahsili ile davalı-davacıya verilmesine karar verilmiştir. Hüküm, süresi içerisinde davalı-davacı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına ve mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verildiğine, takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre davacı-davalı vekilinin asıl davaya yönelik temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2- Davacı-davalı vekilinin birleşen dava yönünden temyiz itirazlarına gelince;
Taraflar, tasfiyesini istedikleri 14 nolu meskeni, evlilik birliği devam ederken 12.12.2005 tarihinde satın alarak 1/2 oranında adlarına paylı mülkiyet şeklinde tescil ettirmişler ve halen taşınmaz tapu sicilinde aynı şekilde ve oranda kayıtlıdır. Evlilik birliği devam ederken serbest iradeleriyle gerçekleştirdikleri bu paylaşımla, her bir payın o eşin kişisel mal grubuna terk edildiği kabul edilmelidir. Davalı-davacı tarafça, paylı şekilde tescil edildikten sonra katkıda bulunulduğu da kanıtlanmadığına göre, davacı-davalı eş adına kayıtlı paya yönelik davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle birleşen davada mal rejiminin tasfiyesi ile alacak isteğinin kabulüne karar verilmiş olması doğru olmamıştır.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda (2) nolu bentte gösterilen nedenlerle davacı- davalı vekilinin yazılı temyiz itirazlan yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollaması ile HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, diğer temyiz itirazlarının yukarıda (1). bentte gösterilen nedenle reddine, taraflarca HUMK'nun 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 08.05.2018 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
(Muhalif)
KARŞI OY YAZISI
Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller Mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına ve özellikle dava konusu edilen 14 nolu meskenin davalı-karşı davacının babası tarafından satın alınarak taraflar adına 1/2 pay oranında tapuya tescil edildiğinin anlaşılmasına, bu durumun ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2007/389 Esas ve 2010/429 Karar sayılı dava dosyasında muris muvazaasına dayalı tapu iptal ve tescile kanu olduğuna, anılan mahkemede yapılan yargılama sonucunda söz konusu bağımsız bölümün parasının muris tarafından ödendiğinin sabit olduğu ve ancak satım parasına yönelik taleplerin paylaşma esnasında denkleştirmeye tabi olması gerektiğinin belirlenmiş olması karşısında davacı-davalı vekilinin 14 nolu meskene yönelik temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASI gerektiği görüşünde olduğumdan sayın çoğunluğun bozma kararına iştirak etmiyorum. 08.05.2018