MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki temyiz eden davacılar tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire'ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüdü:
KARAR
Şikayetçi borçlular vekili, İcra Mahkemesi'ne başvurularında, müvekkillerinin icra takibine dayanak ilamın konusunu oluşturan ve yıkılmasına karar verilen taşınmazı, takipten önce ilam borçlusundan satın aldıklarını, gerek ilamın gerekse icra emrinin müvekkillerine tebliğ edilmediğini, bu nedenle müvekkillerinin icra takibinin tarafı olmadığını, buna rağmen ilamın infaz edilerek yıkım masraflarının ödenmesi için müvekkillerine muhtıra gönderildiğini, muhtıranın gerçeği yansıtmadığını, yapılmamış masrafların istendiğini, ilamın haricen infaz edildiğini ileri sürerek muhtıranın ve buna dayanak icra müdürü kararının iptalini talep etmiştir.
Mahkemece, icra emrinin, takibe dayanak ilamın taraflarına tebliğ edilerek takibin kesinleştirildiği, ardından icra müdürlüğünce ilamın infaz edildiği, alacaklı tarafından karşılanan yıkım masraflarının şikayetçi borçlulardan istenmesinde bir usulsüzlük bulunmadığı, kaldı ki şikayetçilerin dinlenen tanık beyanlarına göre yıkımdan haberdar oldukları gerekçesiyle şikayetin reddine karar verilmesi üzerine, karar şikayetçi borçlular vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Borçlular vekilinin sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
Somut olayda, borçluların şikayet sebeplerinin arasında, muhtırada ilamın infazıyla ilgisi bulunmayan masrafların talep edildiği yönündeki iddiaları da yer almaktadır.
İİK’nun 30. maddesinin 2. fıkrasına göre, borçlu muayyen müddetlerde işe başlamaz veya bitirmez ve iş diğer bir kimse tarafından yapılabilecek şeylerden olur ve alacaklı da isterse, yapılması için lazım gelen masraf icra memuru tarafından ehlivukufa takdir ettirilir.
İcra Mahkemesi’nce, icra müdürüne yüklenen bu sorumluluğun gerektiğinde bilirkişi marifetiyle denetlenmesi gerekmekte olup, bu hususta değerlendirme yapılmaksızın eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizdir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, borçlular vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA; taraflarca ve İİK'nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 24,30 TL peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 21.06.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy