MAHKEMESİ:İcra Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davacı alacaklı tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
K A R A R
Davacı alacaklı vekili; 04/07/2014 tarihli haciz tutanağında tespit edilen bir kısım makinelerin, hazirun tarafından yediemin sıfatıyla kabul edilmediğinden İİK.nin 99. maddeye göre haczedildiğini, yedi günlük yasal süresi içerisinde istihkak davasını açtıklarını belirterek davanın kabulüne kötü niyetli davalıların % 20 kötü niyet tazminatına mahküm edilmelerine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar, şirketler arasında bağ bulunmadığını, alacaklının davasının reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuşlardır.
Mahkemece, davalılar arasında gerçekleştirilen işlemlerin borçlunun borcunu ödememek amacıyla mal kaçırmaya yönelik muvazaalı işlemler niteliğinde olduğu, borçlu şirket ile istihkak iddia eden ............ şirketi arasında kurucuları ve adresleri nedeniyle organik bağ olduğu ve bu nedenle malların borçlu adresinde haciz edildiğinin kabulü gerektiği diğer istihkak iddia eden şirketin iddialarının fatura ve benzeri tanzimi her zaman mümkün somut kesin ve inandırıcı bulunmayan delillere dayandığı mülkiyetin aidiyeti hususunda kesin ve inandırıcı delil niteliğinde olmadığı nedeniyle davacı alacaklı lehine hacizli malların mülkiyetinin borçluya ait olduğu ve istihkak iddiasının muvazaalı olduğu yönünde kanaate varılmakla davacının davasının kabulüne şartları mevcut olmadığından, tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
Hüküm, davacı alacaklı vekili tarafından, sadece vekalet ücreti yönünden temyiz edilmiştir.
Dava, alacaklının İİK'nin 99. vd. maddelerine dayalı istihkak iddiasının reddi talebine ilişkindir.
Kararda davalı sıfatı hem borçlu hem de üçüncü kişilere ait olduğuna göre, vekalet ücretinin davalılardan tahsiline karar verilmesi gerekirken sadece davalı borçludan tahsiline karar verilmesi doğru görülmediğinden davacı alacaklı vekilinin vekalet ücretine ilişkin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı alacaklı vekilinin vekalet ücretine yönelik temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün İİK'nin 366. ve 6100 sayılı HMK'un Geçici 3. maddesinin yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi uyarınca vekalet ücreti yönünden BOZULMASINA, taraflarca İİK'nin 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 03.10.2018 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.