MAHKEMESİ:İcra Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı ...... kişi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
K A R A R
Asıl ve birleşen dosyada davacı ...... kişi vekili, 17.11.2014 ve 29.1.2015 tarihli hacizlere konu mahcuzların ...... kişiye ait olduğunu, belirterek davanın kabulü ile hacizlerin kaldırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Asıl ve birleşen dosyada davalı alacaklı vekili, borçlu ile ...... kişi şirketler arasında organik bağ olduğunu açıklayarak davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, borçlunun haciz yapılan inşaat şantiyesinde hacizden önce, ...... kişinin ise haciz tarihi itibariyle faaliyette olduğu, mahcuz malların daha önce borçluya ait olup, borçlu ile ...... kişinin birlikte zilyetliğinde bulunduğu ve ispat yükünün davacıya düştüğü, delil olarak sunulan faturaların, haciz ile aynı yıl içinde tanzim edilmiş olmaları ile sonradan tanzim edilmelerinin her zaman ihtimal dahilinde olduğu, davacının bu delillerle davasını ispatlayamadığı gerekçesi ile asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı ...... kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, ...... kişinin İİK' nin 96. vd. maddelerine dayalı istihkak iddiasına ilişkindir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş ise de yapılan inceleme ve araştırma karar vermeye yeterli değildir. Bu nedenle; davacı vekilinin dava dilekçesinde delil olarak ileri sürdüğü faturaların dip koçanları ile davacı 3. kişinin ve borçlunun tutması zorunlu ticari defterlerin getirtilerek bilirkişi heyetine inceleme yaptırılmak sureti ile haczedilen mahcuzların davacının dayandığı 19.4.2014 tarihli faturada belirtilen menkul olup olmadığı, 19.4.2014 tarihli faturanın ve yine dayanak 12.4.2014 tarihli devir sözleşmesi ve bununla ile ilgili devir bedelinin ve fatura bedelinin ödenmesine ilişkin kayıtların davacının ticari defterlerine işlenip işlenmediği, işlenmişse bu defterlerin usulune uygun tutulup tutulmadığı, açılış ve kapanış tasdiklerinin yapılıp yapılmadığı hususlarının yapılan ödemeler ve banka kayıtları da dikkate alınarak açıklığa kavuşturulması,ondan sonra dosyada yer alan diğer bilgi ve belgeler de dikkate alınarak uyuşmazlık hakkında bir karar verilmesi gerekirken, eksik araştırma ve inceleme neticesinde yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı ...... kişi vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün İİK'nin 366. ve HUMK'un 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve taraflarca İİK'nin 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 20.02.2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.