MAHKEMESİ:İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: İstihkak
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı 3.kişi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı üçüncü kişi vekili, 27.10.2014 tarihinde haczedilen makinanın müvekkiline ait olduğunu, müvekkilinin kira sözleşmesi ile aralarında dava konusu mahcuzun da bulunduğu 39 adet makinayı borçluya kiraladığını, haczedilen bu makinaların müvekkiline ait olduğunu belirterek istihkak iddiasının kabulü ile haczin kaldırılmasına ve tazminata karar verilmesini istemiştir.
Davalı alacaklı vekili, kira sözleşmesinde makinalarla ilgili ayırt edici herhangi bir emarenin olmadığını, sunulan delillerin istihkak iddiasını kanıtlamaya elverişli olmadığını açıklayarak davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davaya konu eşyaların, 27.10.2014 tarihinde borçlu şirkete ödeme emri tebliğ edilen adreste ve borçlu şirket yetkilisi huzurunda haczedildiği, davacı üçüncü kişinin, haczedilen makineleri borçluya kiraya verdiğini iddia ettiği ve ... Noterliğince düzenlenen 04/05/2012 tarihli Makina Kira Sözleşmesi ibraz ettiği, bilirkişi raporunda makinelerin marka ve modeli tespit edilemediğinden kira sözleşmesindeki makineler olup olmadığının belirlenemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, karar davacı üçüncü kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, üçüncü kişinin İİK'nin 96. vd. maddelerine dayalı istihkak iddiasına ilişkindir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş ise de, yapılan inceleme ve araştırma hüküm kurmaya yeterli değildir. Dava dilekçesine ekli kira sözleşmesine göre, davacı aralarında dava konusu makinanın da bulunduğu 39 adet makinayı 04.05.2012 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere 3 yıl süre ile borçluya kiraladığını iddia etmektedir. Bu durumda, davacı 3.kişi ile takip borçlusuna ait ticari defterler ve bu sözleşmeyle ilgili banka kayıtları getirtilip bu defterler ve kayıtlar üzerinde araştırma yapılarak davacı ile borçlu arasındaki kira ilişkisinin gerçek bir kira ilişkisi olup olmadığı, kira bedeli ödemelerinin defter kayıtlarında yer alıp almadığı,yine kira sözleşmesine konu makinelerin davacı üçüncü kişinin ticari defterlerinde kayıtlı olup olmadığı, incelenen defterlerin açılış ve kapanış tasdikinin yapılıp yapılmadığı, defterlerin usule uygun tutulup tutulmadığı, sahibi lehine delil vasfı taşıyıp taşımadığı hususları da nazara alınarak araştırılması; bu araştırmalar sonucu elde edilecek bilgi ve belgelerin dosyada bulunan diğer deliller ile birlikte değerlendirilmesi ve oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde hüküm kurulması doğru görülmemiş, hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı üçüncü kişi vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün İİK'nin 366. ve HUMK'un 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, taraflarca İİK'nin 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine 20.2.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.