MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
K A R A R
Mahkeme kararı davalı tarafından 23.03.2015 tarihinde temyiz edildikten sonra, temyiz eden davacı asil ve vekili tarafından 01.08.2017 tarihinde davadan feragat, davalı kooperatif müdürü ve yetkili memuru tarafından ise 01.08.2017 tarihinde temyizden feragat edildiği bildirilmiştir.
Davadan feragat HMK'nun 311. maddesi gereğince kesin hükmün sonuçlarını doğurur ve karşı tarafın kabulüne de bağlı değildir. Karar kesinleşinceye kadar her aşamada feragat mümkündür. Bu durum karşısında karar ortada durdukça Mahkemenin davayı yeniden ele alıp feragat nedeniyle bir karar vermesi mümkün değildir. Bu itibarla, mahkemenin feragat hakkında hüküm verebilmesi için kararın bozulması gerekmektedir. Nitekim, Yüksek Yargıtay'ın yerleşmiş uygulaması da bu şekildedir (11.04.1940 gün ve 70 sayılı İBK., HGK. 21.11.1981 gün ve 1981/ 2-551).
Bu durumda, mahkemenin davadan feragat beyanı hakkında bir hüküm vermesi amacıyla kararın bozulması gerekir.
SONUÇ: Borçlu asil ve vekilinin davadan feragati hakkında bir karar verilmek üzere Mahkeme kararının İİK'nun 366. ve 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma nedenine göre alacaklının temyizden feragat talebinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına, taraflarca İİK'nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 19.09.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy