MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Mal Rejiminden Kaynaklanan Alacak
Davacı-karşı davalı ... ile davalı-karşı davacı ... aralarındaki mal rejiminden kaynaklanan alacak davasının kısmen kabulüne, fazlaya ilişkin istemin reddine, karşı davanın reddine dair ... 12. Aile Mahkemesi'nden verilen ... sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı-karşı davalı vekili ile davalı-karşı davacı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı-karşı davalı ... vekili, dava dilekçesinde belirtilen mallar nedeniyle mal rejiminin tasfiyesi ile alacak isteğinde bulunmuş, karşı davanın ise reddini savunmuştur.
Davalı-karşı davacı ... vekili, asıl davanın reddini savunmuş, karşı dava dilekçesinde belirtilen mallar nedeniyle mal rejiminin tasfiyesi ile alacak isteğinde bulunmuştur.
Mahkemece, davacı-karşı davalının davasının kısmen kabulü ile, 80.051,00-TL katkı payı alacağının dava tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine, davalı-karşı davacının katkı payı ve katılma alacağı talebinin reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, her iki taraf vekilince ayrı ayrı temyiz edilmiştir.
1-Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, davacı-karşı davalı vekilinin tüm, davalı-karşı davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2-Davalı-karşı davacı vekilinin asıl davaya ilişkin temyiz itirazlarına gelince;
Talep konusu olan 47.000-TL ile ... parselde bulunan 14 nolu bağımsız bölüm davalı-karşı davacının 1985 yılında edindiği dava dışı ... parselin belediyece yıkılması üzerine enkaz bedeli karşılığı olarak verilmiştir.
01.01.2002 tarihinden önce 743 sayılı Türk Kanunu Medenisi'nin (TKM) yürürlükte olduğu dönemde, eşler arasında yasal mal ayrılığı rejimi geçerliydi (TKM 170 m). TKM'de, mal rejiminin tasfiyesine ilişkin düzenleme mevcut olmadığından, eşlerin bu dönemde edindikleri malvarlığının tasfiyesine ilişkin uyuşmazlık, aynı Kanun'un 5. maddesi yollamasıyla Borçlar Kanunu'nun genel hükümleri göz önünde bulundurularak "katkı payı alacağı" hesaplama yöntemi kurallarına göre çözüme kavuşturulmalıdır. Zira Borçlar Kanunu, Medeni Kanun'un tamamlayıcısı olarak kabul edilmiştir (eBK 544, TBK 646 m).
Mal ayrılığı rejiminde; eşler kendi malları üzerinde tasarruf yetkisine ve intifa hakkına sahiptir ve mallarının idaresi kendisine aittir (TKM 186/1 m). Her birinin malları, geliri ve kendi kazançları yine kendilerine ait kişisel mallarıdır (TKM 189 m). Kadın veya kocanın, mal rejiminin devamı sırasında diğerinin edindiği malvarlığına katkısı nedeniyle katkı payı alacağı isteğinde bulunabilmesi için mutlaka para ya da para ile ölçülebilen maddi veya hizmet değeriyle katkıda bulunması gerekir.
Dinlenen tanık beyanları, dosyaya getirtilen bilgi belgeler ve tüm dosya kapsamına göre; davacı-karşı davalı ev hanımı olup düzenli ve sürekli geliri bulunmamaktadır. Davacı tanığı olarak dinlenen 1979 ve 1980 doğumlu müşterek çocukların beyanları edinme tarihi de gözönünde bulundurulduğunda soyut nitelikte olup davacı-karşı davalının dava dışı ... parsel sayılı taşınmazın edinildiği 1985 yılında düzenli ve sürekli çalışarak gelir elde ettiğini ispatlamaya yeterli değildir. Dosyada buna ilişkin başkaca bilgi belge de bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle, davacı-karşı davalı söz konusu ... parsel sayılı taşınmazın edinilmesine katkısını kanıtlayamadığından bu taşınmaz karşılığında davalı-karşı davacıya tahsis edilen dava konusu para ve 14 nolu bağımsız bölüm hakkındaki davanın reddine karar verilmesi gerekirken kısmen kabulüne karar verilmesi doğru değildir.
SONUÇ : Davalı-karşı davacı vekilinin temyiz itirazlarının yukarıda (2) nolu bentte yazılı nedenlerle kabulüyle hükmün asıl davaya yönelik bölümünün 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine,
davacı-karşı davalı vekilinin tüm, davalı-karşı davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının yukarıda (1) nolu bentte yazılı nedenlerle REDDİNE ve 1.367,00 TL peşin harcın istek halinde davalı-karşı davacıya iadesine ve 341,00 TL peşin harcın da istek halinde temyiz eden davacı-karşı davalıya iadesine, 13.10.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy