MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: Tapu İptali ve Tescil, Tazminat
... ve ... ile ... ve müşterekleri aralarındaki tapu iptali ve tescil, tazminat davasının reddine dair ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nden verilen ... sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacılar vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Davacılar vekili, ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... sayılı ilamı ile ... ve ... adına tesciline karar verilen dava konusu ... parsel sayılı taşınmazın 1/2'sinin ... ve ... tarafından 10.10.1980 tarihli senet ile vekil edenlerine satıldığını açıklayarak, dava konusu ... parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının 10.10.1980 tarihli satış senedindeki hisseler oranında iptali ile vekil edenleri adına tesciline, mümkün olmadığı takdirde İsmail ve ... mirasçılarından senetteki bedel ve 2'şer milyon lira cezai şartın günümüz koşullarındaki değerinin tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Bir kısım davalılar ... ve arkadaşları vekili, davanın dayanağını oluşturan sözleşmenin geçersiz olduğunu, satım ilişkisinin bulunmadığını, davalı ..., daha önce dava konusu taşınmaza ilişkin Kadastro Mahkemesince karar verildiğinden kesin hüküm bulunduğunu, satış işleminin geçerli olmadığını açıklayarak davanın reddine karar verilmesini savunmuşlar, diğer davalılar savunmada bulunmamışlardır.
Mahkemece; dosya arasına alınan ... 1 Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... sayılı dosyasından; davacı tarafın dava konusu taşınmazda herhangi bir zilyetliklerinin bulunmadığının anlaşıldığı ve davalı tarafça sunulan senet altında senedin geçersizliğine dair kayıt tutulduğu gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içeriğinden; dava konusu ... parsel sayılı taşınmazın kadastro çalışmaları sırasında, avlulu kargir ve kerpiç ev vasfı ile ... beyannamesindeki posta mütalaası veçhiyle 29.04.1976 tarihinde ... adına tespitinin yapıldığı, itiraz üzerine, ... Kadastro Mahkemesi'nin ... sayılı ilamı ile, dava konusu parselin ... adına tesciline karar verildiği ve hükmün 29.07.2002 tarihinde kesinleştiği, sonrasında ... ve ... tarafından 28.12.1965 tarihli satış senedine dayanılarak dava konusu ... parsel sayılı taşınmazın tapusunun iptali için ... 1.Asliye Hukuk Mahkemesi'nde dava açıldığı, yapılan yargılama neticesinde ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... sayılı ilamı ile davanın kabulüne, taşınmazın 1/2 hissesinin ... mirasçıları, 1/2 hissesinin ... mirasçıları adına tesciline karar verildiği ve hükmün ... tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.
./.
Davacılar, 10.10.1980 tarihli satış senedine dayalı olarak dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptali ve adlarına tescili, olmadığı halde senetteki bedel ve cezai şartın günümüz koşullarındaki değerinin tahsili isteminde bulunmuşlardır. Şu halde; somut olayda iddianın ilk bölümü tespit sonrası ve fakat kesinleşme öncesi haricen satın alma ve eklemeli zilyetliğe dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Mahkemece, ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... sayılı dosyasındaki delillere göre davacı tarafın herhangi bir zilyetliğinin bulunmadığı, davacı tarafın dayandığı senedin geçersizliğine dair kayıt tutulduğundan hareketle davanın reddine karar verilmiş ise de, davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakameleri Kanunu (HUMK) gereğince taraflara iddia ve savunmalarını kanıtlamak üzere, tanık ve delil sunma imkanı verilmemiş, davaya konu senet, mahallinde usulüne uygun olarak uygulanmamış ve davalı tarafından sunulan ve senedin geçersizliğine dair kayıt tutulan senedin geçerli olup olmadığı yönünde yeterli inceleme yapılmadan eksik inceleme sonucunda karar verilmiştir.
O halde, Mahkemece taşınmazın aynına ilişkin uyuşmazlıklarda nizalı taşınmazın bulunduğu yerde yöntemine uygun olarak keşif yapılması ve taraf tanıklarının 6100 sayılı HMK'nun 243 ve 244 madde (HUMK'nun 258 ve 259. maddeleri) hükmü uyarınca keşif yerinde hazır bulunmak üzere davetiye ile çağrılmak suretiyle mümkün olduğunca taşınmaz başında dinlenmesi, davaya konu 10.10.1980 tarihli satış senedi aslının getirtilerek yapılacak keşifte uygulanması, davalı yanca sunulan ... havale tarihli belgedeki imzanın davacı tarafça inkar edildiği göz önünde bulundurularak, sunulan belgenin geçerli olup olmadığı ve inkar edilen imzanın davacının eli ürünü olup olmadığı konusunda bilirkişi incelemesi yapılması, ondan sonra iddia ve savunma çerçevesinde toplanan ve toplanacak taraf delilleri tartışılıp değerlendirilerek, öncelikle kadastrodan sonra ve fakat kesinleşme öncesine dayanan iddia bakımından, yerinde görülmediği takdirde bedel ve cezai şart isteminin değerlendirilerek bir karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Davacılar vekilinin temyiz itirazlarının açıklanan nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve 24,30 TL peşin harcın istek halinde temyiz eden davacılara iadesine, 25.05.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.