MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
... ile ... ve müşterekleri aralarındaki dava hakkında .... Asliye Hukuk Mahkemesi'nden verilen 23.12.2014 tarih ve 306/602 sayılı hükmün Daire'nin 10.11.2015 gün ve 2015/14439-2015/20144 sayılı ilamıyla onanmasına karar verilmişti. Davacı vekili tarafından süresinde kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı ... vekili, dava konusu 1500 parsel sayılı taşınmaz üzerindeki altı katlı binanın yarısının vekil edeni tarafından, diğer yarısının ise tarafların ortak miras bırakanları .... tarafından yapıldığının, bu nedenle zemin kat, normal 1 ve 3. katların vekil edeni tarafından, diğer katların ise ortak miras bırakan tarafından yapıldığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Davalılar vekili davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece davanın kanıtlanamadığı gerekçesiyle reddine ilişkin verilen kararın davacı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizce hükmün onanmasına karar verilmiş, davacı vekili karar düzeltme isteğinde bulunmuştur. Dava konusu 1500 parsel 255 m2 olup, tapuda tarla niteliğinde gösterilmiş ise de, üzerinde toplam 6 katlı binanın bulunduğu hususu taraflar arasında uyuşmazlık konusu değildir. ... 3. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2013/32 esas sayılı dava dosyasında, 1500 parsele ilişkin olarak ortaklığın giderilmesi davasının derdest olduğu mahkemece yapılan inceleme tutanağından anlaşılmıştır. Dava, 1500 parselin 1/2 pay maliki .... mirasçıları arasında görülmektedir. Mirasçılık belgesine göre tüm mirasçılar dosyada taraf durumunu almışlardır.
Davacı tanıklarından Velittin Yüksek; görgüye dayanan bilgisinin olmadığını, ...; 6 katlı binayı ortak muris .... ile davacının birlikte yaptıklarını, ancak tarihini hatırlamadığını, davalıların yakın murisi ....'nın başka yerde oturduğunu, davacı tanığı ...; davacının eşi olduğunu, ortak miras bırakan ile birlikte oturduklarını, davacının kazancını babasına verdiğini, eşinin ve murisin katkıları ile binanın dört katını birlikte yaptıklarını, davacı tanığı ...; binanın yapımına 1960 yılında başlanıldığını davacının o dönemde çatal kaşık fabrikasında çalıştığını, davalıların babası...'in ise evden kaçıp gittiğini, inşaatı davacı ile babasının (....) birlikte yaptıklarını, çatı hariç binanın muris .... zamanında tamamlandığını, eşinin inşaat işinde çalıştığını, parasını muris ....'den aldığını, murisin ölümünden sonra mirasçılarının çatıyı yaptığını beyan etmişlerdir. 1969 doğumlu davacı tanığı ... ise, 6 yaşında mahalleye geldiğini, binanın bir kattan ibaret olduğunu, murisin çocuklarıyla birlikte bu evde oturduğunu, sonra üzerindeki beş katın peyderpey
yapıldığını, binanın babaları ....'e ait olduğunu, ancak parayı kimin verdiğini bilmediğini, bina yapılırken davacı ve davalıların hepsinin emek verdiğini inşaatta çalıştıklarını bildirmiştir.
Davacı dava dilekçesinde yemin deliline dayanmışsa da mahkeme hakimince hatırlatılmasına rağmen , davalı tarafa yemin teklifinde bulunmayacağını bildirmiştir.
İnşaat yapımı için belediye ile yapılan yazışmalardaki evraklar tarafların ortak miras bırakan .... tarafından imzalanmış veya onun adına yapılmıştır.
Vekaletnameye ve nüfus kaydına göre davacı ... 07.01.1959 doğumludur.
Dosya içeriğine, toplanan delillere, davacı ve davalı tarafın tanık beyanlarına, Belediye ile yapılan yazışmalara göre; dava konusu 1500 parsel üzerindeki toplam 6 katlı binanın yarısının davacı tarafından yaptırıldığı duraksamaya yer vermeyecek şekilde kanıtlanamamıştır. Her ne kadar bir kısım tanıklar binanın davacı ile ortak miras bırakan .... tarafından birlikte yapıldığını bildirmişlerse de 1959 doğumlu olan davacının 1960'lı yıllarda söz konusu inşaatın yapımını üstlendiğinin kabulü hayatın olağan akışına uygun değildir. Sonraki yıllarda yapılan ilave katlara ve çatıya davacının katkısı bulunmakta ise de bunun davacıya bir üstünlük tanımayacağı, zira davacı ile babasının birlikte oturup gelirlerini birleştirdikleri, davacının da söz konusu binada oturduğu, babasına yardımının ise ahlaki ve vicdani görevin yerine getirilmesi olarak değerlendirilmesi gerektiği, kaldı ki bir kısım davalı tanıklarının ortak murisin tüm çocukları ve torunlarının binanın yapımına katkıda bulunduğunu beyan ettikleri, davalı tanıkları ... ve ... ise görgüye dayalı bilgilerinin olmadığını bildirmişlerdir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle kesin ve inandırıcı delillerle duraksamaya yer vermeyecek şekilde kanıtlanamayan davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmediğinden davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin reddine karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Dosya muhtevasına, dava evrakı ile tutanaklar münderecatına ve Yargıtay ilâmında açıklanan gerektirici sebeplere göre yerinde olmayan ve HUMK'nun 440. maddesinde yazılı hallerden hiçbirisine uymayan karar düzeltme isteminin REDDİNE, anılan Kanunun 442. maddesi uyarınca (6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi gereğince 1086 sayılı HUMK'nun 427 ila 454. maddeleri yürürlükte bulunduğundan) takdiren 261,00 TL para cezasının karar düzeltme isteyenden alınarak Hazine'ye irad kaydına ve aşağıda dökümü yazılı 57,60 TL peşin harcın ret harcına mahsubu ile kalan 3,20 TL’nin karar düzeltme isteyen davacıdan alınmasına, 27.10.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy