MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Katılma ve Değer Artış Payı Alacağı
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı ... vekili, evlilik birliği içinde davacının temizlik işlerinde çalışarak elde ettiği gelir ve ziynetlerinin bozdurulmasıyla ele geçen para kullanılarak 5 nolu meskenin satın alınıp, davalı adına tescil edildiğini açıklayarak, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 10.000,00 TL alacağın faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 02.07.2015 tarihli harcını yatırmak suretiyle sundukları dilekçe ile taleplerini 15.779,65 TL değer artış payı, 19.316,46 TL katılma alacağı olmak üzere toplam 35.096,11 TL'ye yükseltmiştir.
Davalı ... vekili, dava konusu taşınmazın satın alma bedelinin davalının ailesinden ve akrabalarından aldığı borç ile ödendiğini, davacının katkısı olmadığını ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulü ile 15.779,65 TL değer artış payı, 19.316,46 TL katılma alacağı olmak üzere toplam 35.096,11 TL'nin karar tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir. Hüküm, süresi içerisinde davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2- Davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince;
Tasfiyeye konu edilen 5 nolu mesken, eşler arasında edinilmiş mallara katılma rejiminin geçerli olduğu 11.03.2010 tarihinde davalı adına tapuya tescil edilmiştir. Davacı taraf, taşınmaz alımına ziynet eşyalarının bozdurulması ile katkıda bulunduğunu iddia etmiş ise de dosya kapsamında toplanan deliller, bilgi, belge ve beyanlardan ziynetlerin varlığı, bozdurulması ve bunların taşınmaz alınırken kullanıldığının somut şekilde ispatlanamadığı anlaşılmaktadır. Mahkemece, değer artış payı alacağı isteği yönünden davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde delillerin hatalı değerlendirilmesi sonucu davacının kişisel mal ile katkıda bulunduğunun kabulü ile değer artış payı alacağına hükmedilmesi doğru olmamıştır.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda (2) nolu bentte gösterilen nedenlerle davalı vekilinin yazılı temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün 6100 sayılı HMK'nin Geçici 3. maddesi yollaması ile HUMK’nin 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, diğer temyiz itirazlarının yukarıda (1) nolu bentte gösterilen nedenle reddine, taraflarca HUMK'nin 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, istek halinde peşin harcın temyiz edene iadesine, 11.09.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy