MAHKEMESİ:Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: Tapu İptal Ve Tescil, Mal Rejiminden Kaynaklı Alacak
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı ... vekili, evlilik birliği içinde davalı erkek adına bir adet taşınmaz alındığını açıklayarak, davalı adına olan tapu kaydının 1/2 oranda iptali ile davacı adına tesciline ve satım bedeli yarı yarıya ortak ödenmesi gerekirken fazladan ödenen 58.000 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile toplam 15.114,00 TL değer artış payı alacağının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talep ile, davacının tesciline ilişkin talebinin reddine karar verilmiştir. Hüküm, süresi içerisinde davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verildiğine, dava katılma alacağı isteğine ilişkin olmadığına ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre davacı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2-Davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince;
Maddi olayları ileri sürmek taraflara, hukuki nitelendirme yapmak ve uygulanacak kanun maddelerini belirlemek hakime aittir (6100 sayılı HMK 33. m). İddianın ileri sürülüş şekline göre dava, 58.000,00 TL kişisel malın iadesi ile tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.
Dava dilekçesinde ve aşamalarda davacı taraf, davalı adına taşınmaz alınırken kendi hissesinden fazla ödediği kişisel malı olan toplam 58.000,00 TL para bulunduğunu, bu paranın davacının evlenmeden önce sahip olduğu aracın satışından gelen 15.000,00 TL, ziynet eşyalarının bozdurulmasından ele geçen 13.000,00 TL, davacının babası tarafından ev alınırken verilen 10.000,00 TL ile yine davacının babası tarafından taşınmaz alınırken çekilen konut kredisinin ödenen taksit bedelleri 20.000,00 TL'den ibaret olduğunu açıklamış ve bu 58.000,00 TL'nin kendisine iadesini istemiştir.
Mahkemece, davacının sadece ziynet eşyalarının satımından gelen 10.000,00 TL paranın davalı tarafa verildiği kabul edilerek taşınmazla oranlama yapmak suretiyle davacı lehine yazılı şekilde değer artış payı alacağına hükmedilmiş ise de; az yukarıda açıklandığı üzere talep kişisel malın iadesinden ibarettir.
Dosya kapsamındaki bilgi, belge, beyanlar ve boşanma ilamında davalı erkeğin cevap dilekçesindeki anlatımdan, taşınmaz alınırken davacı kadının ziynet eşyalarının satımından gelen 10.000,00 TL paranın yanı sıra, davacı kadının evlenmeden önce edindiği kişisel malı olan aracın 10.000,00 TL karşılığında davacının araç alım satım işi yapan babasına verildiği, yine davacı tarafından sunulan bir kısım dekontlardan da davacının babası tarafından Halkbankası'na konut kredisi taksitleri yatırıldığı anlaşılmaktadır.
Mahkemece yapılacak iş, evlilik birliği içinde davacının babası tarafından ödenen kredi taksit miktarı da gereği gibi araştırma yapılıp netleştirildikten sonra bu bedel ile davacının kişisel malı olup davalıya verildiği anlaşılan araç satımından gelen 10.000,00 TL ve ziynetlerin bozdurulmasından gelen 10.000,00 TL toplanarak ulaşılacak meblağın talep miktarı gözetilmek suretiyle davacıya iadesine karar verilmelidir. Mahkemece, yazılı şekilde hatalı hukuki nitelendirme ile davacı lehine değer artış payı alacağına hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedeni yapılmıştır.
SONUÇ:Temyiz olunan kararın yukarıda (2) nolu bentte gösterilen nedenlerle davacı vekilinin yazılı temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün 6100 sayılı HMK'nin Geçici 3. maddesi yollaması ile HUMK’nin 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, diğer temyiz itirazlarının yukarıda (1). bentte gösterilen nedenle reddine, taraflarca HUMK'nin 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine,
peşin harcın istek halinde temyiz eden davacıya iadesine, 25.09.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.