MAHKEMESİ:Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: Tapu İptali Ve Tescil, Katılma Alacağı
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, asıl davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine ve birleşen davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı ... vekili, evlilik birliği devam ederken davalı adına bir adet taşınmaz alındığını, taşınmazın satın alma bedelinin tamamının davacı ve davacının babası tarafından ödendiğini, davacının babası ev alınmadan önce çeşitli tarihlerde ortalama 85.000,00 TL parayı davalı ve davacının hesabına göndererek, evin alınmasını sağladığını açıklayarak, taşınmazın tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline, bu talep yerinde görülmezse 1/2 hissesinin davacı adına tesciline, olmadığı takdirde rayiç değerinin 1/2 sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesini talep etmiş, dava değerini 10.000,00 TL olarak bildirmiştir. Birleşen ... 3. Aile Mahkemesi'nin 2015/814 E.- 2015/747 K. sayılı dava dosyasında; ilk davayı açarken fazlaya ilişkin haklarını saklı tutmadıklarını, dava devam ederken tanzim edilen bilirkişi raporunda tasfiye alacağının 38.884,26 TL olduğunun, ancak harca esas değer 10.000,00 TL'ye sadece hak kazanabileceklerinin belirtildiğini, bakiye 28.884,26 TL için dava açmak zorunda kaldıklarını açıklayarak, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 28.884,26 TL'nin faiziyle birlikte davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı ... vekili, taşınmaz alımında davacının katkısının bulunmadığını açıklayarak, asıl ve birleşen davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, asıl dava yönünden davacının tapu iptal tescil ya da 1/2 hissenin adına tesciline yönelik taleplerinin reddine, 10.000,00 TL katılma alacağının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, birleştirilen dava yönünden 28.884,26 TL katılma alacağının karar tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. Hüküm, süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, davalı vekilinin tüm ve davacı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2- Davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince;
Mahkemece, hükme esas alınan hesap raporu incelendiğinde, tasfiyeye konu edilen taşınmaz alımında kullanıldığı anlaşılan konut kredisi yönünden hatalı değerlendirme yapıldığı anlaşılmaktadır. Raporda, kredinin mal rejiminin sona erdiği tarih olan boşanma dava tarihi 06.02.2012 tarihinden sonra da devam ettiği kabul edilmiş ise de; dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerden Anadolu Bank'tan çekilen kredinin 07.09.2011 tarihinde 9.200,00 TL yatırılmak suretiyle kapatıldığı sabittir. Kredi, evlilik birliği içinde kapatılmasına rağmen, hesaplamada taşınmazın değerinden boşanma dava tarihi itibarıyle kalan kredi borcu adı altında 15.468,98 TL düşümü hatalı olup bozma nedeni yapılmıştır.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda (2) nolu bentte gösterilen nedenlerle davacı vekilinin yazılı temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün 6100 sayılı HMK'nin Geçici 3. maddesi yollaması ile HUMK’nin 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, davalı vekilinin tüm ve davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının yukarıda (1). bentte gösterilen nedenle reddine, taraflarca HUMK'nin 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine,
peşin harcın istek halinde temyiz eden davacıya iadesine, 665,00 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 1.991,18 TL'nin temyiz eden davalıdan alınmasına, 25.09.2018 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.