MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Katkı Payı, Katılma ve Değer Artış Payı Alacağı
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, asıl davanın ve birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup hükmün davacı-karşı davalı ve davalı-karşı davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
K A R A R
Davacı-birleşen dosyada davalı ... vekili, boşanmadan tefrik edilen davasında, Bulgaristan'da evlenen tarafların 1990 yılında zorunlu göçle Türkiye'ye geldiklerini, iki tarafın da çalışarak gelir elde ettiğini, davacının babasının ...'da iken tarafların konut ihtiyacını karşılamaları için ... Mahallesinde ev aldığını, ...'ye geldiklerinde bu evin satılarak ... Sitesi’nden 2 apartman dairesi hissesine kooperatif ortağı olarak girilerek edinildiğini, ayrıca 1998 yılında davacının babasının aynı kooperatife bir hisse daha alarak girdiğini, davalının kazancının ancak kendi ihtiyaçlarına yetecek derecede az olması karşısında davacının kendi kazancının yetersiz geldiği hallerde ailesinden sürekli destek aldığını, davalının Ağustos 2005 tarihinde bir takım borçların varlığına rağmen araba almak konusundaki ısrarlı tutumu yüzünden davacının 17.000.00 TL tutarındaki şahsi para ve ziynet eşyalarının bozdurularak 9.250.00 TL'de borç para temin edilerek 27.250.00 TL peşin para ile ... marka binek araç satın alındığını, alınan borç paranın ödenmesi konusunda güç duruma düşüldüğünü ve bu arada kredi kartlarının da taksitlerinin ödenmesinin zorluğu karşısında ekonomik darboğaza girdiklerini, davalı adına alınan aracın 18.000,00 TL'sinin davacının şahsi parası olarak verilmiş olması karşısında ... plakalı ... marka aracın davalı adına olan tescil kaydının kısmen iptali ile 1/2'sinin davacı adına tesciline karar verilmesini istemiş, 05.10.2012 tarihli dilekçesinde ise. araçla ilgili 15.000 TL değer artış payı alacağı ve ayrıca uygun görülecek katılma alacağının davalıdan tahsilini talep ettiklerini açıklamıştır. Aleyhine açılan birleşen dosyada ise, ...'nın davasındaki taleplerinin, kadının açtığı boşanma davasına karşı verdiği cevap dilekçesindeki taleplerle aynı olduğunu, amacın para koparmak olduğunu açıklayarak davanın reddini savunmuştur
Davalı-birleşen dosyada davacı ... vekili, ...'in iddialarının doğru olmadığını, kadının muayenehanesinin çekilen kredi ile değil akrabalardan alınan borçlarla açıldığını, çekilen kredinin aynı gün kadının annesinin vadeli hesabına yatırıldığını, tüm mal edinimlerinin ortaklaşa yapılan tasarruflar ve davalının yaptığı ek işlerden elde edilen artı gelirler ile sağlandığını açıklayarak davacının haksız ve yersiz açtığı davanın reddini savunmuştur. Birleşen dosyada, yine ortaklaşa katkıdan söz ederek boşanma talepleri yanında ... adına kayıtlı bulunan evlilik birliği içinde edinilen taşınmazın 1/2 hissesinin ... adına kayıt ve tesciline karar verilmesini istemiş, 09.12.2010 tarihinde harcını yatırdığı ıslah dilekçesinde, fazla haklarını saklı tutarak meskenden dolayı 60.000.00 TL alacağın yasal faizi ile ...'den tahsilini istediğini bildirmiştir.
Mahkemece, davacı ... tarafından açılan iptal ve tescil davanın reddine, birleşen dosya davacısı ... tarafından açılan davanın kısmen kabulü ile 29.280.00 TL katılma alacağının ıslah tarihi olan 09.12.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'den alınarak davacı ...'ya verilmesine, fazlaya ilişkin alacak taleplerinin ve faizin başlangıç tarihine ilişkin fazlaya dair talebin reddine karar verilmiştir. Her iki taraf vekilince yapılan temyiz itirazı üzerine Daire 01.10.2013 gün 2013/6658 Esas 2013/13876 Karar sayılı ilamıyla asıl dava yönünden taraf delillerinin toplanması, tüm taraf delilleri birlikte değerlendirilerek sonucuna göre işin esası ile ilgili bir hüküm kurulması gerekirken, davacının talebini ıslah ettiği gözden kaçırılarak yazılı şekilde sadece trafik kaydının iptali isteğinin değerlendirilerek redde karar verilmiş olmasının doğru olmadığı, birleşen dava konusu taşınmaz yönünden davacı erkeğin sürekli ve düzenli gelir elde ettiği gözetilerek lehine katkı payı alacağı hesap edilmesi, hesaplama yapılırken davalı kadının babası tarafından verilen 5.000.00 TL'nin davalının kişisel malı olduğunun gözetilmesi, hükmedilen katılma alacağının doğru hesap edildiği ancak katılma alacağına faizin karar tarihinden itibaren işletilmesi gerektiği açıklanarak hüküm bozmaya sevk edilmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde, asıl davacı ...'nin başlangıçta aracın aynına ilişkin isteminin reddine, araç sebebiyle değer artışı payı alacağı ve katılma alacağı isteminin kabulüne. 15.000.00 TL değer artışı payı alacağının ve 1.750,00 TL katılma alacağının tasfiye tarihi olan karar tarihinden itibaren asıl davanın davalısı ...'dan alınarak diğer tarafa verilmesine, davalı birleştirilen dava dosyası davacısı ...'nın 7 numaralı mesken yönünden katılma alacağı isteminin kısmen kabulüne. 29.280.00 TL katılma alacağının (7 nolu mesken yönünden Yargıtay bozma ilamı göz önüne alındığında tasfiye tarihi, ilk karar tarihi olan 19.12.2012 tarihi olduğundan) 19.12.2012 tarihinden itibaren yasal faizi ile birleşen dava dosyası davalısı ...'den alınarak diğer tarafa verilmesine, fazlası istemin reddine, 7 nolu mesken yönünden 25.09.1988 ile 01.01.2002 dönemine ait davalı birleştirilen dava dosyası davacısı ...'nın katkı payı alacağı isteminin kabulüne, (30.10.2015 tarihli bilirkişi raporu Borçlar Yasasının 50 ve devamı maddeleri kapsamında değerlendirilip, uygun bulunmakla) 5.910.9 TL katkı payı alacağının dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birleştirilen dava dosyası davalısı ...'den alınarak diğer tarafa verilmesine, hüküm altına alınanlar dışındaki taraf istemlerini tümden reddine karar verilmiştir. Hüküm, süresi içerisinde her iki taraf vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına ve uyulan bozma ilâmında açıklandığı üzere işlem yapılıp sonucu dairesinde hüküm tesis edildiğine göre davacı-davalı ... vekilinin tüm ve davalı-davacı ... vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2- Davalı-davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince;
Mahkemece, yazılı şekilde asıl dava yönünden davacı kadının aracın alımında ziynet eşyalarını kullandığını ve kişisel katkısının 15.000,00 TL olduğunu beyan ettiği, bu beyanın tanıklarca da teyit edilmesi nedeniyle davacı kadın lehine hem değer artış payı hem katılma alacağına hükmedilmiştir. Ne var ki dosya kaspamındaki bilgi, belge ve beyanların incelenmesinden araç alımında davacı kadının kişisel malı kullanıldığının ispatlanamadığı anlaşılmaktadır.
Mahkemece, araç yönünden hükme esas alınan 30.10.2015 tarihli hesap bilirkişi heyet raporunda kişisel mal kullanılmadığının kabulü halinde hesap edilen 9.250.00 TL katılma alacağına hükmedilmesi gerekirken dosya kapsamına uygun düşmeyen gerekçe ile yazılı şekilde aynı raporda kişisel mal kullanıldığının kabulü halinde hem değer artış payı hem katılma alacağı olmak üzere hesap edilen toplam 16.750.00 TL alacağa hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedeni yapılmıştır.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda (2) nolu bentte gösterilen nedenlerle davalı- davacı ... vekilinin yazılı temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollaması ile HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, Davacı-davalı ... vekilinin tüm ve davalı-davacı ...'ın diğer temyiz itirazlarının yukarıda (1). bentte gösterilen nedenle reddine, peşin harcın istek halinde temyiz eden davalı-karşı davacı ...'a iadesine ve 314,97 TL peşin harcının da onama harcına mahsubu ile kalan 783,98 TL'nin davacı-karşı davalı ...'den alınmasına, 27.03.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy