MAHKEMESİ :Asliye Hukuk ( Aile) Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Katkı Payı Alacağı
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine karar verilmiş olup hükmün davacı vekili ile davalı ... vekili tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine duruşma istemi gider olmadığından reddedilmiş olmakla, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
K A R A R
Davacı ... vekili, dava dilekçesinde belirtilen malvarlıkları nedeniyle mal rejiminin tasfiyesi ile belirlenecek alacağın davalı eş ...'dan tahsiline, diğer davalı ...'a muvazaalı olarak satıldığı belirtilen 109 ada 1 parselde kayıtlı taşınmazın cebri icra yoluyla satılarak tahsil hakkı tanınmasına karar verilmesini istemiştir.
Davalı ..., davanın reddini savunmuştur.
Davalı ... vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davalı ... hakkındaki davacının davasının reddine, davacı tarafın katkı payı isteminin kabulü ile 10.000-TL katkı payı alacağının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile beraber davalı ...'dan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, davacı vekili ile davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller Mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, davalı ... vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2- a) -Davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince; Mahkemece davacının katkı payı alacağının taşınmaz için 31.276,46-TL, araç için 250-TL olduğu kabul edilmiş, davacı vekilince ıslahın tahkikat aşaması tamamlanarak sözlü yargılama aşamasına geçildiği esnada yapıldığı gerekçesiyle dikkate alınmadığı belirtilerek yukarıda yazılı şekilde 10.000-TL katkı payı alacağına hükmedilmiştir. Ne var ki, davacı taraf dava dilekçesinde fazlaya ilişkin haklarını saklı tuttuğu halde, dava konusu mallar için fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.
b)-Davacı vekilinin davalı ...'a yönelik temyiz itirazlarına gelince; Dava dilekçesindeki açıklamalar ve tüm dosya kapsamına göre, davalı ... hakkındaki dava genel hükümlere dayalı muvazaalı satışın iptali ve taşınmazın icra yoluyla satılması isteğine ilişkin bulunduğuna göre, talep TMK 2.kitabından kaynaklanmadığından Aile Mahkemesi görevli olmayıp, uyuşmazlığın çözüm yeri 6100 sayılı HMK'nun 2.maddesi uyarınca belirlenecek Asliye Hukuk Mahkemesidir. Görev kamu düzeni ile ilgili dava şartı olduğundan (HMK m. 114/c) iddia ve savunma olarak ileri sürülmese bile yargılamanın her aşamasında mahkemece resen göz önünde bulundurulur (HMK m. 115/1). Mahkemece bu talebe ilişkin davanın asıl davadan tefrikine karar verilerek ayrı bir esasa kaydedildikten sonra Asliye Hukuk Mahkemesi Sıfatı ile yargılamaya devamla esas hakkında bir karar verilmesi gerekirken Aile Mahkemesi Sıfatıyla işin esasına girilerek Anayasa'nın 141. maddesine aykırı olarak gerekçesiz bir şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.
SONUÇ: Davacı vekilinin temyiz itirazlarının yukarıda (2-a) ve (2-b) nolu bentte yazılı nedenlerle kabulüyle hükmün 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, davalı ... vekilinin tüm, davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının yukarıda (1) nolu bentte yazılı nedenlerle reddine,taraflarca HUMK'nun 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 170,77 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 512,33 TL'nin temyiz eden davalı ...'dan alınmasına ve peşin harcın istek halinde temyiz eden davacıya iadesine, 06.06.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy