MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tapu İptali ve Tescil
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı ... vekili, evlilik birliği içinde bedelinin tamamı davacının emekli ikramiyesi ile ödenerek satın alınan taşınmazın davalı adına tapuda tescil edildiğini açıklayarak, davalı adına olan tapu kaydının iptali ile taşınmazın davacı adına tescilini talep etmiş, dava değerini 20.000,00 TL olarak bildirmiştir.
Davalı ... vekili, taşınmaz alımında davacının katkısının bulunmadığını açıklayarak, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulü ile 1 nolu meskenin toplam alacak üzerinden ıslah dilekçesindeki talebi dikkate alınarak, 39.116,49 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. Hüküm, süresi içinde usul ve esas yönlerinden davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
6100 sayılı HMK'nin 26/1 maddesi (1086 sayılı HUMK'nin 74. maddesi) uyarınca hakim tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır, ondan fazlasına veya başka birşeye karar veremez. Somut uyuşmazlıkta, iddianın ileri sürülüş şekline göre dava; tapu iptal ve tescil isteğine ilişkindir.
Dosya kapsamı incelendiğinde; davacı vekilinin, yargılama devam ederken 12. celsede "taşınmazın tamamı müvekkilim tarafından alınmıştır, öncelikli iddiamız budur, bu beyanım kabul edilmediği takdirde ortak mal kabul edilerek paylaştırılmasını talep ederiz, değer artışının faizi ile birlikte hesaplanmasını talep ederiz", 15. celsede "Bilirkişi raporuna karşı itirazlarımı bildirdim, davam katkı payı davasıdır", 15.02.2016 tarihli esas hakkında beyan dilekçesinde "...bilirkişi raporuna uygun olarak davamızın kabulüne karar verilsin.." şeklinde tapu iptal-tescil isteğinden farklı olarak alacak isteğinden bahsettiği, davalı vekilinin 12. celsede "Dava dilekçesindeki dava tapu iptali ve tescili olarak açılmıştır, bunun ıslah yoluyla düzeltilmesi mümkün değildir, davanın reddine karar verilmesini talep ederiz", 15. celsede "Bilirkişi raporunu kabul etmiyoruz, davanın tapu iptali davası olarak açıldığı bellidir, davanın reddini talep ediyoruz" şeklinde itiraz ettiği, Mahkemenin hüküm fıkrasına geçen şekilde, davacı tarafça usulüne uygun sunulmuş bir ıslah dilekçesi bulunmadığı anlaşılmaktadır. Mahkemece, davacı tarafın tapu iptal ve tescil talebi hakkında olumlu olumsuz bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde talep dışına çıkılarak hüküm tesisi usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin yazılı temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün 6100 sayılı HMK'nin Geçici 3. maddesi yollaması ile HUMK’nin 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, taraflarca HUMK'nin 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine,
istek halinde peşin harcın temyiz edene iadesine, 18.09.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy