MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tapu İptal ve Tescil, Mal Rejiminin Tasfiyesinden Kaynaklı Alacak
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiş olup hükmün davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı ... vekili, evlilik birliği içinde eşler kredi çekemedikleri için davalı eski eş ...'in kardeşi olan diğer davalı ... adına konut kredisi çekilerek bir adet taşınmaz satın alındığını, kredi davalı ... adına çekildiği için tapunun onun adına tescil edildiğini ancak taşınmazın aile konutu olarak kullanıldığını, çekilen krediye davacı kefil olduğu gibi evlilik birliği içindeki ödemelerin yarısının da davacı tarafından yapıldığını açıklayarak taşınmazın tapu kaydının 1/2 oranda iptali ile davacı adına tescilini, bu talep yerinde görülmezse fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 10.000,00 TL'nin tahsilini talep etmiştir. 09.02.2015 tarihli dilekçeyle iptal ve tescile yönelik isteklerini yineleyerek bu kez 96.000,00 TL'nin faiziyle birlikte davalılardan müştereken tahsilini talep etmiş ve eksik harç tamamlanmıştır.
Davalılar ... ve ... vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kısmen kabul kısmen reddi ile davacının 31.185,00-TL katılma alacağı, 55.000,00-TL değer artış payı olmak üzere toplam 86.185,00-TL alacağın karar tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ...'den alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin ve taşınmazın tapu kaydının iptali ile tesciline yönelik talebinin reddine, davalı ... yönünden ise davanın husumet yönünden reddine karar verilmiştir. Hüküm, süresi içinde davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Davalı ... vekilinin temyiz itirazları incelendiğinde;
Mahkemece; tüm dosya kapsamından tarafların söz konusu evde oturmaları, evlilik birliği süresince bu evi kullanmaları, keşif esnasında dahi davalı ...'in evi kullandığının anlaşılması nedeniyle ev dahili davalı ... adına tapuda kayıtlı olsa da taraflarca alındığı, kredi çekememeleri nedeniyle davalı ... adına kayıt edildiği, dolayısı ile tarafların edinilmiş malı olduğu kanaatine varıldığı, taşınmazın alım değerinin 120.000,00-TL olduğunun, davalı tarafın kabulünde olması, kredi çekilen miktar nazara alınarak davacının kişisel mallarının ve davalının ailesinin katkıda bulunduğunu beyanında belirtmesi, yani hem kendisinin hem davalı ...'in katkısına dair beyanda bulunması, katkıda bulunulduğu beyan edilen miktara kredi çekilen miktar eklendiğinde evin değerine yakın olması, bu nedenle davacının ziynetlerini bozdurduğu kendi ailesinin ve davalının ailesinin katkıda bulunduğuna dair beyanların aksine bir delilin davalı tarafça sunulmaması nedeniyle davacının beyanlarına itibar edildiği, bu nedenle davacının değer artış payı ve katılma alacağı olduğu kanaatine varıldığı açıklanarak, yazılı şekilde alacağa hükmedilmiştir.
Somut uyuşmazlıkta; dava konusu mesken davalı eski eş Yasin adına değil davalı ... adına satın alınmış olup, davacı taraf evin alımında kişisel malları ile katkıda bulunduğunu ve evlilik birliği içinde kredi ödemelerinin olduğunu ileri sürmüş ise de dosya kapsamı incelendiğinde, davacı tarafın taşınmaz alınırken kişisel malları kullanıldığını (ziynetlerin varlığı ve ailesinin para vermesi) somut bir şekilde ispat edemediği gibi, davalılardan ... adına çekilen konut kredisi ödemelerinin de davalı ...'in şahsi banka hesabından gerçekleştiği, davacı tarafın ödemelere katkısını gösterir somut bir delil bulunmadığı anlaşılmaktadır. Mahkemece, açıklanan nedenlerle ispatlanamayan davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde delillerin yanılgılı değerlendirilmesi sonucu alacağa hükmedilmesi hatalıdır.
2-Davalı ... vekilinin temyiz itirazlarına gelince;
Mahkemece, davanın husumet yönünden reddine karar verilmiş olup, davayı vekille takip eden davalı ... lehine karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken bu hususta karar verilmemiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedeni yapılmıştır.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen (1) ve (2) nolu bentte gösterilen nedenlerle davalılar vekilinin yazılı temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün 6100 sayılı HMK'nin Geçici 3. maddesi yollaması ile HUMK’nin 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nin 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine 25.09.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy