MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Mal Rejiminin Tasfiyesinden Kaynaklanan Alacak
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı asıl tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
K A R A R
Davacı ... vekili, evlilik birliği içinde davalı erkek adına edinilen taşınmazlar, araç, hisse senetleri ve banka hesaplarındaki paralar yönünden mal rejminin tasfiyesi ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 20.000,00 TL alacağın faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş, harcını yatırmak suretiye sundukları 22.02.2016 tarihli dilekçe ile talep miktarını 84.030,00 TL'ye yükseltmiştir.
Davalı ..., malvarlığının edinilmesinde davacının katkısının bulunmadığını ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, ... ve ...'teki taşınmazlardan 76.000,00 TL katılma alacağının karar tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, araç, bankada para, hisse senedi, ...'daki devre mülk ve ...'deki taşınmaz ile ilgili taleplerin reddine karar verilmiştir. Hüküm, süresi içinde davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, davalı adına kayıtlı ...'deki 77 nolu atölye ile ...'teki ... parsel sayılı arsanın edinme tarihi itibariyle edinilmiş mal olduğu kabul edilerek davacı lehine katılma alacağına hükmedilmiş ise de, dosya kapsamı incelendiğinde toplanan delillerin hüküm kurmaya elverişli olmadığı anlaşılmaktadır. Tasfiyeye konu edilen bu iki taşınmazın tapu kayıtlarından atölyenin 28.10.2004, arsanın ise 02.08.2004 tarihinde davalı erkek adına tescil edildiği sabittir. Ancak davalı tarafça bu iki taşınmaza ait ödemelerin eşler arasında mal ayrılığı rejimi döneminde yapıldığı savunulmuş, buna yönelik bir kısım evrak da dosyaya sunulmuştur. Bu taşınmazlardan arsanın ... Belediyesi adına, atölyenin ise SS ... ... Kooperatifi adına kayıtlı iken tahsis edinme sebeplerine dayalı olarak davalı adına tescil edildikleri anlaşılmaktadır. Mahkemece, bu iki taşınmazla ilgili ödemeler yönünden gereği gibi araştırma ve inceleme yapılmamıştır.
Mahkemece öncelikle, atölye yönünden ilgili kooperatiften davalı tarafın üyelik ve ödeme bilgilerini gösterir evraklar, arsa yönünden ise davalının dosyaya sunduğu ağabeyi ve oğlunun aynı belediyeden arsa alımlarına ilişkin 19.02.2001 ve 16.02.2001 tarihli dekontlar da eklenerek ... Belediyesinden arsanın davalı adına tahsis sürecine ve ödemelere dair tüm belgeler getirtilmelidir. Her iki taşınmaz için 01.01.2002 öncesi ve sonrası ödeme yapılıp yapılmadığı ve ödeme varsa miktarları netleştirilmeli, uygulanacak mal rejiminin ilke ve esasları doğrultusunda dosya kapsamındaki mevcut bilgi ve belgeler de gözetilerek, gerekirse konusunda uzman bilirkişiden rapor aldırılarak sonucuna göre bir karar verilmelidir. Mahkemece, eksik araştırma ve incelemeyle yazılı şekilde hüküm tesisi hatalı olup bozma nedeni yapılmıştır.
SONUÇ:Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenlerle davalının yazılı temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün 6100 sayılı HMK'nin Geçici 3. maddesi yollaması ile HUMK’nin 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma nedenine göre vekalet ücretine yönelik temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına,taraflarca HUMK'nin 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine,
peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 11.09.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy