MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Değer Artış Payı ve Katılma Alacağı
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup, hükmün duruşma yapılması suretiyle Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili, duruşmasız olarak davalı vekili tarafından istenilmiştir. Dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 17.10.2017 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü temyiz eden davacı vekili ... ve karşı taraftan davalı vekili Av. ... geldiler. Duruşmaya başlanarak temyiz isteğinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan ve hazır bulunanların sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı ... vekili, evlilik birliği içinde davalı adına bir taşınmaz edinildiğini, bu taşınmaz satın alınırken davacının dedesinden kalan taşınmazın satımından gelen 120.000,00 TL paranında kullanıldığını izah ederek; kişisel malı ile katkısı yönünden hesaplanacak değer artış payı ile kalan artık değer üzerinden hesaplanacak katılma alacağının tespiti ve faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş, harca esas değer 196.000,00 TL olaak bildirilmiştir.
Davalı ... vekili, davacının katkısının 114.827,00 TL ile sınırlı olarak davayı kabul ettiklerini, geri kalan kısım yönünden ise davacının katkısının bulunmadığını ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile dava konusu taşınmazdan kaynaklanan 134.904,00 TL değer artış payı alacağı ve 6.036,00 TL artık değere katılma alacağı toplamı 140.940,00 TL'nin karar tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine verilmiştir. Hüküm, süresi içerisinde reddedilen kısım yönünden davacı vekili, vekalet ücreti, yargılma gideri ve harç yönünden davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına ve mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verildiğine, takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, davacı vekilinin tüm ve davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2-Davalı vekilinin yargılama giderlerine yönelik temyiz itirazlarına gelince;
Mahkemece davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiş olup, yargılama gideri yönünden kabul ve ret oranına göre hüküm tesis edilmesi gerekirken yazılı şekilde tamamından davalı tarafın sorumlu tutulması hatalı olmuştur. Ne var ki bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onamasına karar vermek gerekmiştir
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda (2) nolu bentte gösterilen sebeple davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, gerekçeli kararın (5) bendi olan "Davacı tarafından yapılan 1.541,85 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine," ifadelerinin hüküm yerinden çıkartılmasına, bunun yerine " Davacı tarafından yapılan 1.541,85 TL yargılama giderinin kabul ve red oranına göre hesaplanan 1.108,71 TL'nin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, artan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına" cümlesinin eklenmesine, HMK'nun 370/2. (HUMK.nun 438/7) maddesi uyarınca hükmün düzeltilmiş bu haliyle ONANMASINA, davacı vekilinin tüm ve davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının (1.) bentte açıklanan nedenlerle reddine, Yargıtay duruşmasının yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca 1.480,00 TL Avukatlık Ücreti'nin davacıdan alınarak Yargıtay duruşmasında avukat marifetiyle temsil olunan davalı'ya verilmesine, taraflarca HUMK'nun 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 31,40 TL onama harcının 927,26 TL peşin harçtan mahsubu ile artan 940,86 TL'nin istek halinde temyiz eden davacıya, davalıdan peşin alınan temyiz harcının ise istek halinde davalıya iadesine, 17.10.2016 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy