MAHKEMESİ:İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: İstihkak
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonucunda Mahkemece verilen davanın kabulüne dair kararın davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemiz'in 15.10.2015 gün ve 2015/13391 Esas, 2015/18436 Karar sayılı ilamı ile bozulmasına karar verilmişti. Davalı vekili tarafından süresinde kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı 3. kişiler vekili; 12/04/2013 tarihinde müvekkili şirket yönetim kurulu üyelerinden ...'ın şahsi borcu nedeniyle kesinleşen icra takibine istinaden müvekkilinin ticari merkezinde, mülkiyeti müvekkili şirkete ait olan malların haczedildiğini, öncelikle takibin durdurulmasına, icra dosyasına yatırılan paranın dava sonuna kadar alacaklıya ödenmemesi konusunda ihtiyati tedbir kararı verilmesine, istihkak iddialarının kabulü ile hacizlerin kaldırılmasını, %20'den az olmamak üzere tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı alacaklı vekili; İİK 97/a madde hükmü gereğince, borçlu ile üçüncü şahısların menkul malı birlikte ellerinde bulundurmaları halinde dahi, malın borçlu elinde addolunacağını, davacının malı ne suretle iktisap ettiğini ve borçlunun elinde bulunmasını gerektiren hukuki ve fiili sebep ve hadiseleri göstermek ve bunları ispat etmekle mükellef olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Davalı borçlu adına dava dilekçesi ve duruşma günü tebliğ edilmiş olmasına rağmen davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, icra emrinin tebliğ edildiği adres ile haciz yapılan adresin farklı olduğu, davacılar tarafından istihkak iddialarının kanıtlandığı, ortağın borcundan dolayı şirketin malına el konulamayacağı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş karar davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dairemizin 15.10.2015 tarih ve 2015/13391 Esas 2015/18436 Karar sayılı ilamı ile davanın açıldığı tarih itibariyle ödeme emrinin borçluya tebliğ edilmediği, takip dosyasında geçerli bir haczin bulunmadığı, bu nedenle davanın ön koşul yokluğundan reddi gerekirken davanın esasına girilerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmeyerek hükmün bozulmasına karar verilmiş, davalı alacaklı vekili tarafından karar düzeltme isteğinde bulunulmuştur.
Dava konusu haczin ... 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2010/350 D.İş sayılı dosyasından alınan 09/04/2010 tarihli ihtiyati haciz kararına dayalı olarak gerçekleştirildiği, dava konusu haczin geçerli olduğu, davaya ilişkin ön koşulun mevcut olduğu anlaşılmakla, karar düzeltme talebinin kabulü ile Dairemizin 15.10.2015 tarih ve 2015/13391 Esas 2015/18436 Karar sayılı bozma kararının kaldırılmasına karar verilerek davalı alacaklının esasa yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine geçildi.
Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere göre, haciz mahallinin 3. kişi şirkete ait olduğu, borçlunun davacı şirketin ortağı olduğu, bu itibarla haciz mahallinde belgeler bulunmasının ispat yükünün yer değiştirmesine neden olmayacağı sonucuna ulaşılarak davalı alacaklının yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Mahkeme kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Davalı alacaklı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 15.10.2015 tarih ve 2015/13391 Esas 2015/18436 Karar sayılı bozma kararının kaldırılmasına, alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Mahkeme kararının İİK'nun 366. ve HUMK'nun 428. maddeleri uyarınca ONANMASINA, 1.161.40 TL onama harcının peşin harçtan mahsubu ile artan 60.71 TL'nin düzeltme isteyene iadesine, 13.06.2017 TL tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy