MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tapu iptali ve tescil
... ile ... ve müşterekleri aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının reddine dair ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nden verilen 22.05.2014 gün ve 133/220 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili, 2795 parsel sayılı taşınmazın tarafların ortak murisinden intikal ettiğini, 17.10.2009 tarihinde tüm mirasçıların katılımıyla taşınmazın özel parsellere ayrılarak paylaşıldığını açıklayarak, tapu kaydının iptali ile taksim sözleşmesinde belirtilen paylarla mirasçılar adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda; dava konusu taşınmazın tarafların murisi ... adına kayıtlı iken, tapuda yapılan intikal işlemiyle taşınmazın 10/12/2007 tarihinde paylı mülkiyet şeklinde mirasçıları adına tescil edildiği, bu işlemle birlikte tapu pay malikleri arasında önceden var olan mirasçılık ilişkisinin ortadan kalktığı, dolayısıyla 17/10/2009 tarihli miras paylaşım sözleşmesinin geçerli olmadığı, geçersiz olan sözleşmeye dayanılarak talepte bulunulmasında davacının hukuki yararının bulunmadığı gerekçesiyle dava şartı yokluğundan davanın reddine karar verilmiştir.
Hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Bir dava dilekçesinin verilmesi üzerine ne gibi işlem yapılacağı HMK'nın 122 ve devamı maddelerinde gösterilmiştir. HMK’nın 137 ve devamı maddelerinde ise, ön incelemenin kapsamı, ön inceleme aşamasında dosya üzerinden dava şartları ve ilk itirazlar hakkında karar verilebileceği ve yapılması zorunlu olan ön inceleme duruşması düzenlenmiştir.
Dava şartı yönünden dosya üzerinden inceleme yapılarak HMK'nın 138/1. maddesi gereğince karar verilebilirse de, bunun için de dilekçeler değişimi aşamasının (HMK m.126-136) tamamlanması gerekir (HMK m. 137).
Dava, 6100 sayılı HMK yürürlüğe girdikten sonra 18.09.2013 tarihinde açılmıştır. Dava dilekçesinin davalılara tebliğ edilmediği görülmektedir. Dilekçelerin değişimi aşaması tamamlandıktan sonra (HMK m.126-136) da, ön inceleme aşamasına geçilmesi, bu aşamada gerekli incelemenin ve gerektiğinde ön inceleme duruşmasının yapılması gerekir (HMK m. 137-142). Ön inceleme aşaması tamamlanmadan ve gerekli kararlar alınmadan tahkikata geçilemez (HMK m.137/1-2). O halde, dilekçelerin değişimi aşaması tamamlanmadan davacının hukuki yararının bulunmadığı gerekçesiyle yazılı şekilde dava şartı yokluğundan davanın reddine karar verilmesi davacının hukuki dinlenilme hakkına (HMK. m. 27) aykırı olmuş, hükmün bu sebeple bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Davacı vekilinin temyiz itirazları yukarıda açıklanan nedenle yerinde olduğundan kabulüyle, usul ve yasaya uygun bulunmayan hükmün 6100 sayılı HMK'nın Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve 25,20 TL peşin harcın istek halinde temyiz eden davacıya iadesine, 06.06.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy