MAHKEMESİ:İcra Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
K A R A R
Davacı alacaklı vekili, borçluya ait taş ocağında haciz işlemi yapılması sırasında haciz mahallinde hazır bulunan ...... isimli şahsın taş ocağını davalı borçlu şirketin davalı üçüncü kişi şirkete devrettiğini, kendisinin de devralan üçüncü kişi şirketin taşeronluğunu yapan başka bir şirketin elemanı olduğunu beyan ettiğini, taş ocağında devredildiği iddia edilen şirkete ait vergi levhasına rastlanmadığı gibi, devralan şirket tarafından taş ocağındaki menkul malların kendilerine ait olduğuna ilişkin belge ve fatura da sunulmadığını belirterek, davanın kabulü ile istihkak iddiasının reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı üçüncü kişi vekili, müvekkilinin 10.12.2012 tarihinde maden işletme ruhsatını dava dışı ... şirketinden devraldığını, söz konusu madende faaliyet gösteren borçlu şirketten de maden çıkarmada kullanılan bir kısım alet ve makinaların fatura karşılığında 14.12.2012 tarihinde satın alındığını belirterek, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, haciz mahallinde borçluya ait evrak bulunamadığı, bunun üzerine İİK’nin 99. maddesi gereğince haciz yapıldığı, üçüncü kişinin zilyetliği altında iken menkullerin haczedildiğinin kabulü gerektiği, mülkiyet karinesinin davalı üçüncü kişi lehine olduğu, davacı tarafça mülkiyetin takip borçlusuna ait olduğu hususunda yeterli delil ortaya konulamadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş, karar davacı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, alacaklının İİK’nin 99. maddesine dayalı istihkak iddiasının reddi talebine ilişkindir.
Bu tür davaların dinlenebilmesi için ön koşul, malın üçüncü kişi elinde haczedilmesi üzerine üçüncü kişi tarafından haczedilen mal üzerinde mülkiyet veya rehin hakkı gibi sınırlı bir ayni hakka vs. dayanarak istihkak iddiasında bulunulmasıdır. İstihkak iddiası, tüzel kişilerde tüzel kişiyi temsile yetkili organlarca, gerçek kişilerde ise ya kendisi tarafından ya da bu kişiyi temsile yetkili kişilerce ileri sürülebilir. Tüzel kişiyi veya gerçek kişiyi temsil yetkisi olmayan kişinin yaptığı iddia, geçerli bir istihkak iddiası sayılmaz.
Somut olayda, dava konusu 11.11.2015 tarihinde yapılan haciz sırasında üçüncü kişi yararına istihkak iddiasında bulunan ......’ın üçüncü kişi şirkete bağlı alt taşeron şirketin çalışanı olduğu, anılan şahsın, üçüncü kişi yararına istihkak iddiasında bulunmaya yetkili olmadığı sabittir. Davalı üçüncü kişi tarafından hacizden itibaren İİK’nin 96/3. maddesinde belirtilen 7 günlük süre içerisinde yapılmış bir istihkak iddiası da bulunmamaktadır. O halde davacı alacaklının İİK’nin 99.maddesi hükümlerine göre istihkak davası açmakta hukuki yararı olmadığından 6100 sayılı HMK’nin 114/ h ve 115/2 maddeleri uyarınca dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiği ayrıca, davanın usulden reddi halinde davalı yararına da Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 7/2. maddesi gereğince maktu vekalet ücreti takdiri gerekir.
Belirtilen yanlışlıkların giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden, 6100 sayılı HMK’nin ek Geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK’un 438/7. maddesi uyarınca hükmün gerekçesi ile vekalet ücretine ilişkin kısmının düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Davacı alacaklı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi ile yukarıda gösterilen sebeple hüküm fıkrasının 5. bendindeki “... AAÜT’nin üçüncü kısmına göre, mahcuz malların değeri üzerinden hesaplanan 849,71 TL nispi....” ibaresinin çıkarılarak yerine "... Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 600,00 TL maktu ...." ibaresinin yazılmasına, bu bölümün ve hükmün gerekçesinin yukarıda gösterilen sebeple, düzeltilen şekli ile ONANMASINA, taraflarca İİK'nin 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 20.02.2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.