MAHKEMESİ:Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: Katkı Payı Alacağı Ve Katılma Alacağı
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine, karşı davanın kısmen kabulüne, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş olup hükmün davacı-karşı davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı-karşı davalı ... vekili, dava dilekçesinde belirtilen malvarlıkları nedeniyle 01.01.2002 tarihine kadar edinilen mallar için fazlaya ilişkin haklar saklı olmak üzere şimdilik 10.000-TL, 01.01.2002 tarihinden sonra edinilmiş malların 4721 sayılı TMK hükümleri çerçevesinde tasfiyesine, davacının tasfiye payının davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiş, 11.000-TL üzerinden harç yatırmış, ıslahla talebini 77.479-TL'ye yükseltmiş, karşı davanın reddini savunmuştur.
Davalı-karşı davacı ... vekili, davanın reddini savunmuş, karşı dava dilekçesinde belirtilen malvarlıkları nedeniyle davalının tamamen davacı menfaatine olacak şekilde yaptığı ödeme miktarlarının günümüz ekonomik koşullarına tahvil edilerek davacının elde ettiği tüm gelirler ve mamelek bakımından fazlaya ilişkin haklar saklı olmak üzere şimdilik 10.000-TL'nin davacı-karşı davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiş, ıslahla talebini 13.000-TL'ye yükseltmiştir.
Mahkemece, davacının davasının reddine, davalı-davacının davasının kısmen kabulüne, araç nedeni ile 6.000-TL katılma alacağının karar tarihi olan 17.02.2016 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davacı-davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, davacı-karşı davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller Mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, davacı-karşı davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2-Davacı-karşı davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince;
Mahkemece davacı-karşı davalının isteminin katkı payı alacağı isteminden ibaret olduğu, dosya arasındaki hesap bilirkişi raporunun itibar edilebilir nitelikte bulunduğu, ... parseldeki 5 nolu bağımsız bölümün davalının kişisel malı olup, davacının katkı payı alacağının olmadığı, ... ada ... parseldeki 2 nolu bağımsız bölüm, tekne ve araçtan dolayı katkı payı alacağının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmişse de, gerekçe dosya kapsamına uygun düşmemektedir.
Asıl davada davacı kadın vekilinin, dava dilekçesi, 26.05.2014 tarihli duruşma sırasındaki imzalı açıklama beyanı ve 29.12.2015 hakim havale tarihli ıslah dilekçesi ile aynı tarihte ıslah harcı yatırmak suretiyle dava konusu taşınmazlar, tekne ve araç için dava dilekçesinde daha ayrıntılı açıklama yaparak katkı payı alacağı ile birlikte 01.01.2002 tarihinden sonra edinilmiş malların tasfiyesi isteğinde bulunduğu açıktır.
Tasfiyeye konu ... Mahallesi ... ada ... parseldeki 2 nolu bağımsız bölüm, eşler arasında edinilmiş mallara katılma rejiminin geçerli olduğu 29.07.2010 tarihinde satın alınarak davalı eş adına tescil edilmiştir. Mal rejiminin tasfiyesinde eşlerin bağlı bulunduğu rejime ilişkin hükümler uygulanır(TMK mad. 179).
Maddi olayları ileri sürmek taraflara, hukuki nitelendirme yapmak ve uygulanacak kanun maddelerini belirlemek hakime aittir(6100 sayılı HMK mad. 33). Davacı taraf harcını yatırdığı dava dilekçesinde açıkça katkı payı alacağı ile birlikte 01.01.2002 tarihinden sonra edinilmiş malların tasfiyesi isteğinde bulunduğuna, ayrıca yukarıda belirtilen açıklama beyanı ve ıslah dilekçesi ile ... Mahallesi ... ada ... parseldeki 2 nolu bağımsız bölümle ilgili açıkça alacak talep ettiğine göre, 29.07.2010 tarihinde evliliğin devamı sırasında edinilen bu taşınmazla ilgili katılma alacağı isteğinin dikkate alınması gerekirken, davacının talebinin yalnızca katkı payı alacağına ilişkin olduğu düşüncesinden hareketle, dosya kapsamına uymayan düşüncelerle katılma alacağı isteği hakkında olumlu olumsuz bir karar verilmemiş olması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Davacı-karşı davalı vekilinin temyiz itirazlarının yukarıda (2) nolu bentte yazılı nedenlerle kabulüyle hükmün 6100 sayılı HMK'nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nin 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, davacı-karşı davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının yukarıda (1) nolu bentte yazılı nedenlerle reddine, taraflarca HUMK'nin 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine,
peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 19.09.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.