MAHKEMESİ:Sulh Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: Kayyım Tayini
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine karar verilmiş olup hükmün davacı vekili ve ilgili ... tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
K A R A R
Davacı kurum vekili, dava dilekçesinde özetle; ... ili Merkez ilçeye bağlı ... Köyü’nde bulunan ... parsel numaralı taşınmazın 1680/481410 hisse sahibi ... : ... , 1215/481410 hisse sahibi ... : ... , 180/481410 hisse sahibi ... : ... , 20160/481410 hisse sahibi ... ; ... 20160/481410 hisse sahibi ... : ... 'nın tanınmadığı, ölü veya sağ olduğu ile mirasçılarının olduğuna dair her hangi bir bilgi ve belgeye rastlanmadığı ... Milli Emlak Müdürlüğünce yapılan araştırmalardan anlaşıldığını, bu nedenle adı geçenlerin hisselerinin idaresi için 3561 sayılı kanun uyarınca mahallin en büyük mal memuru olan defterdar ...'ün kayyım olarak tayin edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Mahkemece, dosyadaki tapu kayıtları, keşif zaptı, mahalli bilirkişilerin beyanları ile diğer tüm bilgi ve belgeler hep birlikte değerlendirildiğinde : taşınmazın kayıt maliklerinden ...kızı ... 'nin kim olduklarının kayıt altına alınarak belirlendiği, ayrıca ...kızı ... hissesi yönünden dava konusu taşınmaz ile ilgili devam eden herhangi bir yargılamanın bulunduğuna dair Mahkememize herhangi bir delil veya belge ibraz edilmediği gibi ilgili ...kızı ... 'nin hissesine kayyım atanması için geçerli herhangi bir sebepte bildirilmediği görüldüğünden ...kızı ... hissesi yönünden açılan davanın reddine, diğer kayıt malikleri ... kızı ... , ... oğlu ... , ... kızı ... , ... kızı ...mirasçılarının tespit edilemediği anlaşılmakla bu kişiler yönünden davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasal gerektirici nedenlere ve özellikle kanıtların takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak; dava konusu taşınmazın tapulama tutanakları ve tapu kaydına göre taşınmazın 1680/481410 hisse sahibi ... : ( ...kızı) olarak kayıtlıdır. Gelen nüfus kayıtlarında ...kızı ... 'ye ait bilgi bulunmamaktadır. Her nekadar duruşmada dinlenen ...,kendisinin tapuda ...Kızı ... olarak geçen kişinin oğlu olduğunu, ... 'nin nüfusta Ayşe Ala olarak kayıtlı bulunduğunu, taşınmazın annesi Ayşe'ye üst soyundan kaldığını bildirmiş ise de, tapuda geçen ... ile nüfus kayıtlarındaki ...'nın aynı kişi olduğunu gösterir yeterli bilgi bulunmamaktadır. Mahkemece, mevcut kanıtlara göre tapu maliki 1680/481410 hisse sahibi ... : ... payı yönünden de davanın kabulü ile adı geçen kişiye ait payın yönetimi için kayyım atanmasına karar verilmesi gerekirken, yetersiz araştırma ve eksik inceleme ile bu kişiye yönelik davanın reddine karar verilmesi doğru görülm ... tir.
SONUÇ: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, HUMK'nun 440/III-1, 2, 3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna, 08.03.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy