MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: İtirazın İptali, Takibin Devamı
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup hükmün taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkilinin ....'de 01/07.1998-01/08/2012 tarihleri arasında çalıştığı sürede tüzük gereğince davalı ... Yardım Sandığı üyesi olup maaşından prim kesildiğini ve 01.08.2012 tarihinde emekli olduğu halde yardım sandığı alacağının kendisine faizi ile ödenmesini ihtaren bildirmesine rağmen eksik ödeme yapıldığından, alacağı olan 71.000 TL için ... 12. İcra Müdürlüğü'nde icra takibini başlattığını ancak borçlunun takibe itiraz ettiğini, ileri sürerek davanın kabulü ve itirazın iptali ile davalı aleyhine % 20 icra inkar tazminatına hükmedilemesine karar verilmesini istemiş; Mahkemece, ... Yardım Sandığı Tüzüğü'nün 10-a maddesine göre davacıya yapılması gereken ödemenin, kendisinden yapılan toplam kesinti tutarı 16.338,72, ile hizmet yılı sayısınca maaş ödemesi 5.286,47x14=74.010,58 TL olmak üzere toplam 90.349,30 TL olduğu, davacıya daha önce ödenen 16.011,00 TL düşüldüğünde dahi icra takip miktarının alacağı geçtiğinden davalının takibe itirazının iptaline, takibin devamına yapılan hesaplamada faiz oranının davalıya ihtarnamenin tebliği olan 18/02/2013 ile takip tarihi olan 02/09/2013 tarihleri arasında işlemiş faizi talep edilebileceği, ancak takipte 21/02/2013 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmiş olduğunun belirtildiği, 71.000 TL'nin 21/02/2013 ile 02/09/2013 tarihleri arasındaki işlemiş yasal faizinin hesabının olup basit uyuşmazlık gerektirdiğinden mahkememizce yapılan hesaplamada 3.390,25 TL'lik faiz talep edilebileceği ancak 3.378,82 TL faiz istendiği bu nedenle faiz yönünden de takibin devamına, ancak alacağın yargılamayı gerektirdiği ve davacının takibe itirazında kötü niyet tespit edilmediğinden icra inkar tazminatı talebinin reddine dair verilen taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Davalı vekilinin temyiz istemi yönünden yapılan incelemede;
Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına ve mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verildiğine, takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, temyiz itirazlarının reddine
2-Davacı vekilinin temyiz istemi yönünden yapılan incelemede;
Davacı alacaklı, 02/09/2013 tarihinde başlattığı icra takibi ile 71.000.- TL tazminat ve 3.378.- TL işlemiş faiz alacağının tahsilini istendiği, davalı borçlunun süresinde verdiği itiraz dilekçesi ile borca itiraz ettiği, alacaklının itirazın kaldırılması davasında haklı çıkması durumunda borçlunun kötüniyetli olmasına bakılmaksızın icra inkar tazminatına karar verileceği, mahkemece borçlunun itirazında haksız olduğu kabul edildiği ve davacının alacağının likit olduğu dikkate alındığında davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekirken, yerinde bulunmayan gerekçesi ile istemin reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK'nın Geçici 3. maddesinin yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nın 428. maddesi uyarınca kararın icra inkar tazminatına hasren BOZULMASINA, taraflarca Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve 1.212,60 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile 3.637,41 TL'nin davalılardan alınmasına, peşin harcın istek halinde davacıya iadesine 05.07.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.