MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Kayyımlığın Kaldırılması
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine ve kısmen karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş olup hükmün davacılar vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacılar vekili dava dilekçesinde, davacıların murisleri olan ..., ... (....) ve ...'nun 794 ada 8 parsel sayılı taşınmazdaki hisselerine ... 2. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 1984/1244 esas 1984/1481 karar sayılı dosyasında, 1632 ada 1 parsel sayılı taşınmazdaki hisselerine ... 2. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 1991/808 esas 1992/214 karar sayılı dosyasında, 1208 ada 5 parsel sayılı taşınmazdaki hisselerine ... 3. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 1993/478 esas 1993/604 karar sayılı dosyasında, 1208 ada 2 parsel sayılı taşınmazdaki hisselerine ... 3. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2002/504 esas 2002/817 karar sayılı dosyasında, 1208 ada 1 parsel sayılı taşınmazdaki hisselerine ... 4. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2007/2 esas 2008/284 karar sayılı dosyasında ve 1170 ada 3 parsel sayılı taşınmazdaki hisselerine ... 2. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2008/268 esas 2009/31 karar sayılı dosyasında kayyım atanmasına karar verildiği, ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2008/247 esas 2011/49 karar sayılı dosyasında ise 1632 ada 1 parsel, 1170 ada 3 parsel sayılı taşınmazdaki murislerin hisseleri yönünden ... adına tesciline ve gaipliklerine karar verildiği, ancak davacıların murisler ..., ... (...) ve ...'nun yasal mirasçıları oldukları belirtilerek murisler hakkında verilen gaiplik ve kayyım atanmasına ilişkin kararların kaldırılmasına karar verilmesi talep edilmiştir.
Mahkemece; ilk kararda davanın kabulüne karar verilmesi üzerine; hüküm, davalı kayyım vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Yargıtay (Kapatılan) 18. Hukuk Dairesi'nin 10.11.2015 tarih, 2015/10865 Esas ve 2015/16208 Karar sayılı ilamıyla “dava konusu edilen taşınmazlar üzerinde mevcut bulunan kayyımlık ve gaiplik kararları yönünden davanın kabulü ile ek karar ile kayyımlık kararının kaldırılmasına karar verilen taşınmazlar yönünden karar verilmesine yer olmadığına ve gaiplik kararı ile birlikte ... adına tesciline karar verilen taşınmazlar yönünden ise ...'nin davada taraf olmaması ve taşınmazların ... adına tescil edilmiş olması nedeniyle husumet yokluğundan davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yetersiz araştırma ve eksik inceleme ile yerinde olmayan gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiş olması doğru görülmediği" gerekçesiyle yerel mahkemece verilen karar bozulmuştur.
Bozma üzerine mahkemece; bozmaya uyulmuş olup “Yargıtay bozma kararı nazara alınarak, Yargıtay bozma kararının 2. sayfasının birinci paragrafındaki gayrimenkuller ile ilgili kayyım kararının kaldırılmasına karar verilmesi gerektiği, ... 2. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 1991/808 Esas, 1992/214 Karar sayılı kararındaki belirtilen gayrimenkul ile yine ... 3. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 1993/478 Esas, 1993/604 sayılı kararı ile kayyım kararı verilen gayrimenkuller ile ilgili kayyım kararı aynı mahkemelerce verilen ek kararlarla kaldırıldığından söz konusu parseller ile ilgili kayyımlık kararı bulunmadığından bu parseller bakımından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği, 24/03/2014 tarihli bilirkişi raporunun 9. sayfasındaki sonuç bölümünde belirtilen taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile ...'ye tesciline karar verilmiş olması sebebiyle davada ...'nin taraf olmaması sebebiyle söz konusu parseller ile ilgili davanın ise sıfat yönünden reddine karar vermek gerektiği'' şeklinde karar verilmesi üzerine hüküm, davalı kayyım vekili tarafından ve davacılar vekili tarafından katılma yolu ile temyiz edilmiştir.
Dosyadaki bilgi ve belgelere göre, davacıların murislerinin, 794 ada 8 parsel sayılı taşınmazdaki hisselerine ... 2. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 1984/1244 esas 1984/1481 karar sayılı dosyasında kayyım atanmasına karar verildiği ve 27/06/1989 tarihli ek karar ile kayyım atanmasına karar verilen hisseler üzerindeki kayyımlık kararının kaldırılarak ... adına tesciline karar verildiği, 1632 ada 1 parsel sayılı taşınmazdaki hisselerine ... 2. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 1991/808 esas 1992/214 karar sayılı dosyasında kayyım atanmasına karar verildiği, 24/12/2008 tarihli ek karar ile bu taşınmazın satılıp bedelin ...'ye aktarılmış olması nedeniyle kayyımlık kararının kaldırılmasına karar verildiği yine bu taşınmaz ile ilgili olarak taşınmazdaki hisseleri yönünden ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2008/247 esas 2011/49 karar sayılı dosyasında murislerin gaipliklerine ve hisselerinin ... adına tesciline karar verildiği, 1208 ada 5 parsel sayılı taşınmazdaki hisselerine ... 3. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 1993/478 esas 1993/604 karar sayılı dosyasında kayyım atanmasına karar verildiği ve 27.12.2007 tarihli ek karar ile taşınmazın satılıp bedelin Hazineye aktarılmış olması nedeniyle kayyımlık kararının kaldırılmasına karar verildiği, 1170 ada 3 parsel sayılı taşınmazdaki hisselerine ... 2. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2008/268 esas 2009/31 karar sayılı dosyasında kayyım atanmasına karar verildiği ve bu taşınmazdaki muris hisselerinin ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2008/247 esas 2011/49 karar sayılı dosyasında ... adına tesciline karar verildiği, 1208 ada 1 parsel sayılı taşınmazdaki hisseler yönünden ... 4. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2007/2 esas 2008/284 karar sayılı dosyasında kayyım atanmasına karar verildiği, bu taşınmazdaki hisseler yönünden kayyımlık kararının kaldırıldığına ilişkin dosya içerisinde herhangi bir bilgi veya belge bulunmadığı yine 1208 ada 2 parsel sayılı taşınmazdaki hisseler yönünden ... 3. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2002/504 esas 2002/817 karar sayılı dosyasında kayyım atanmasına karar verildiği, bu taşınmazdaki hisseler yönünden kayyımlık kararının kaldırıldığına ilişkin dosya içerisinde herhangi bir bilgi veya belge bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Mahkemece, yazılı gerekçe ile hükmün birinci fıkrasında 794 ada 8 parsel, 1632 ada 1 parsel ve 1170 ada 3 parsel yönünden kayyımlığın kaldırılmasına karar verilmiş, hükmün üçüncü fıkrasında ise bu parsellerin ... adına tesciline karar verilmiş olması nedeniyle bu taşınmazlar yönünden davanın sıfat yönünden reddine karar verilmiştir. Yine mahkemece ... 3. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 1993/478 Esas, 1993/604 Karar sayılı ilamı 27/12/2007 tarihli ek kararı ile 1208 ada 5 parsel hakkında kayyımlık kararı kaldırılmasına rağmen hükmün birinci fıkrasında 1208 ada 5 parsel hakkında verilen kayyımlık kararının kaldırılmasına karar verilmiş, hükmün 2. fıkrasında ise 1208 ada 5 parsel hakkında daha önce kayyımlık kararı ek karar ile kaldırılmış olduğundan karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek hükümde çelişkiye düşülmüştür.
6100 sayılı HMK'nun "Taleple Bağlılık İlkesi" başlıklı 26. maddesinin birinci fıkrasında; "Hâkim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Duruma göre, talep sonucundan daha azına karar verebilir" hükmü düzenlenmiştir.
Somut olayda mahkemece dava dilekçesinde belirtilmeyen ve talep konusu olmayan 1232 ada 1 parsel ve 1387 ada 2 parsel sayılı taşınmazlarla ilgili de hüküm kurmuş ve talep aşılmıştır.
O halde mahkemece bozma ilamı doğrultusunda; daha önce gaiplik kararı ile birlikte ... adına tesciline karar verilen 794 ada 8 parsel, 1632 ada 1 parsel, 1170 ada 3 parsel,1206 ada 6 parsel sayılı taşınmazlar yönünden ...'nin davada taraf olmaması ve taşınmazların ... adına tescil edilmiş olması nedeniyle husumet yokluğundan davanın reddine; ... 3. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 1993/478 Esas, 1993/604 Karar sayılı ilamı 27/12/2007 tarihli ek kararı ile 1208 ada 5 parsel hakkında kayyımlık kararı kaldırılması nedeniyle bu parsel yönünden karar verilmesine yer olmadığına ve 1208 ada 1 parsel ve 1208 ada 2 parsel sayılı taşınmazlar yönünden ise davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamıştır.
SONUÇ: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK'nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, HUMK'nun 440/III-1, 2, 3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna,
temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 22.01.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy