MAHKEMESİ:Sulh Hukuk Mahkemesi
DAVACILAR: ... vd
DAVALILAR: ... vd
DAVA TÜRÜ: Kayyımlığın Kaldırılması
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün kayyım ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacılar vekili, dava dilekçesinde, Isparta I. Sulh Hukuk Mahkemesinin 08/11/2012 tarihli ve 2012/488-821 Esas karar sayılı kayyımlık kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
Mahkemece, davanın kabulü ile, Isparta I. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2012/488-821 Esas-Karar sayılı 08/11/2012 tarihli ilamı ile İsmail karısı Şerife'nin Isparta Merkez Gülcü Mahallesi 104 ada 84 parsel sayılı taşınmazdaki hissesinin yönetimi için Isparta Defterdarı ...'ın kayyım olarak atanmasına ilişkin kararın kaldırılmasına karar verilmiş, hüküm ... vekili ve yargılama sırasında vefat eden davalı ... mirasçısı Ferhat Küçükköylü tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kayyımlık kararının kaldırılması istemine ilişkindir.
1. Dava 08.12.2015 tarihinde açılmış olup davalı ... karar tarihinden önce 26.12.2015 tarihinde ölmüştür. Mahkemece, ...'ın veraset ilamına göre mirasçılarının davaya katılımlarının sağlanması gerektiğinin dikkate alınmaması,
2. Bilindiği üzere HMK'nin hukuki dinlenme hakkı başlıklı 27. maddesi uyarınca davanın tarafları, kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahip olup, hu hak yargılama ile ilgili bilgi sahibi olunmasını da içerir.
Hukuki dinlenme hakkının gereği olarak, taraflar duruşmaya çağrılmadan hüküm verilememesi, Anayasa'nın 36. maddesi ile düzenlenen iddia ve savunma hakkının kullanılmasına olanak tanınması ilkesinin doğal bir sonucudur. Aynı zamanda Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 6. maddesinde düzenlenen adil yargılama hakkının da en önemli unsurudur.
Gerçekten savunma hakkını güvence altına alan T.C. Anayasa’nın 36. maddesi ile 6100 Sayılı HMK'nin 27. maddesinde açıkça belirtildiği üzere, Mahkemece davalı taraf, dinlenmek ve savunması alınmak üzere kanuni şekillere uygun olarak davet edilmedikçe hüküm verilmesi mümkün bulunmamaktadır.
Hükmü temyiz eden Isparta ili deftardarı, yukarda belirtilen kararla kayyım atanmış olup,taşınmazda İsmail kızı Şerife payının yönetimi artık bu kişiye geçmiştir. Dolayısı ile kayyımlığının kaldırılması hukukunu etkileyecektir. Bu bağlamda Isparta ili deftardarının davalı sıfatı ile davaya dahil edilerek, dava dilekçesi usulünce tebliğ edilip, ortaya koyacağı deliller toplanıp savunması çerçevesinde değerlendirme yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yöntemince taraf teşkili sağlanmadan yokluğunda yargılama yapılıp hüküm kurulması, doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözonünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi İsabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile şimdilik sair yönleri incelenmeksizin, hükmün 6100 sayılı HMK'nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi uyarınca
BOZULMASINA, taraflarca HUMK'un 440/III-1,2, 3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna, peşin harcın istek halinde temyiz eden kayyım ...'a iadesine, 18.04.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.