MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davacılar vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
K A R A R
Dava dilekçesinde, ...... ait 9 adet dükkanın gelir fazlasının hak sahiplerine ödenmesi gerektiği halde ...'nün ödenme yapmaya yanaşmadığı, bu nedenlerle fazlaya dair haklar saklı tutularak 8.000 TL birleşen dava dilekçesinde ise 49.680,00 TL gelir fazlası alacağının 1981 yılından itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili istenmiştir.
Cevap dilekçesinde davanın reddine karar verilmesi istenmiştir.
Mahkemece, asıl ve birleşen dava ayrımı yapmaksızın davanın kabulüne karar karar verilmesi üzerine; hüküm davacılar ve davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, davalı tarafından ödenmeyen galle fazlasının tahsili istemine ilişkindir.
1-Dosya içindeki bilgi ve belgelerden, ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 1986/559 esas, 1987/333 sayılı ilamı ile davacı ...'a ....." adlı vakfın 1293 ve 1282 tarihli vakfiyelerdeki dükkanların gelir fazlasının 1/4 payının ödenmesine karar verildiği, dosyada bulunan tapu kaydı suretlerinden 131 ada 11 ve 251 ada 24 parsel sayılı taşınmazların .... ait olduğu, diğer 8 parça taşınmazın ise ... 3577 nolu defterinin 55. sayfasındaki kayda göre ayrı bir tüzel kişiliği olan ..... adına tapuda kayıtlı olduğu anlaşılmıştır. Buna göre mahkemece hükme esas alınan bilirkişi İs..... 16.01.2013 tarihli raporunda 131 ada 11 ve 251 ada 24 parsel sayılı taşınmazlar yönünden hesap edilen 12.725,00 TL'den %15 oranında ihtiyat akçesi ile %20 oranında yönetim ve temsil masrafı kesildikten sonra kalan miktarın ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 1986/559 esas, 1987/333 sayılı ilamı da dikkate alınarak hüküm altına alınması gerekirken, Bahire Hanım Vakfına ait 8 parça dükkanın gelirlerinin de hesaplanarak, gelir fazlasının tamamının ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 1986/559 esas, 1987/333 sayılı ilamı da dikkate alınmadan hüküm altına alınması,
Kabule göre de;
2-Aralarında bağlantı bulunduğu için birden çok davanın 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 166. maddesi (1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 45. ve sonraki maddeleri) çerçevesinde birleştirildiği durumlarda; ortada, birleştirilen dava sayısı kadar, birbirinden bağımsız davalar bulunur. Dolayısıyla, tek bir dosya üzerinden sürdürülmekle birlikte, bağımsızlığını koruyan her bir dava dosyası yönünden ayrı ayrı yargılama yapılması ve sonuçta, birleştirilen davaların her biri hakkında ayrı ayrı karar verilmesi zorunludur. Mahkemece asıl ve birleşen davadaki talepler hakkında ayrı ayrı olumlu veya olumsuz karar verilmesi gerekirken her iki davadaki taleplerin birlikte ayrım yapmaksızın hükme bağlanması,
3-Asıl ve birleşen davalarda alacaklara yasal faiz istenmesine rağmen faiz konusunda olumlu olumsuz karar verilmemesi,
Doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle 6100 sayılı HMK'nın Geçici 3. maddesi ve 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, taraflarca HUMK'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve peşin harcın temyiz edene iadesine, 06.04.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy