MAHKEMESİ:İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: İtirazın Kaldırılması ve Tahliye
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Dava itirazın kaldılması ve tahliye talebine ilişkindir. Mahkemece itirazın kaldırılması davasının reddine, tahliye talebi hakkında dava konusuz kaldığından esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Davacı alacaklı vekili 20.10.2014 tarihinde başlattığı takip ile, aylık 10.00-TL den 2014 yılı ocak ve ekim ayları arası (ekim ayı dahil) kira bedellerinin tahsili ile tahliye talep etmiştir. Borçlu vekili, alacaklıya müvekkili firmanın bir borcu bulunmadığını, aksine alacağı bulunduğunu, alacaklı görünen tarafın ibraz edilen kira kontratı gereği üzerine düşen edimlerin hiçbirisini yerine getirmediğini, kiralanan yerin müvekkili firmaca kullanılamadığını belirterek takibe itiraz etmiştir. İtiraz üzerine açılan itirazın kaldırılması ve tahliye davasının yapılan yargılaması sonucunda mahkemece uyuşmazlığın çözümünün yargılamayı gerektireceği gerekçesi ile verilen ret kararı Yargıtay (kapatılan) 6. HD. 08.06.2015 Tarih, 2015/4273 E., 2015/5604 K. sayılı kararı ile davalının itirazında takipte dayanılan yazılı kira sözleşmesinin varlığına ve kira bedeline açıkça itiraz etmediği, kiracılık ilişkisi ve kira bedelinin kesinleştiği, davalı kiracının, kiranın ödendiğini veya sair bir sebeple istenemeyeceğini İİK.’nun 269/c maddesinde belirtilen nitelikte bir belge ile ispat ile yükümlü olduğu, Mahkemece, işin esası incelenerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiğinden bahisle bozulmuştur. Bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda mahkemece, taşınmazın inşaat halinde kiracıya teslim edildiği, kiralayan tarafından alınması gereken yapı ruhsatının alınmaması nedeniyle taşınmazın Belediye tarafından mühürlendiği, bu sebeple kiracının taşınmazı yasal olarak kullanma imkanı bulunmadığı, kiracının resmi belgeler ile kira bedelinin sair bir sebeple istenemeyeceği kanaati ile davanın reddine karar verilmiştir.
Borçlu icra takibine dayanak yazılı kira sözleşmesine itiraz etmemiş olup kiracılık ilişkisi ve kira bedeli taraflar arasında kesinleşmiştir. Sözleşme hükümleri tarafları bağlar. Sözleşme yapılmakla taşınmazın kiracıya teslim edildiğinin kabulü gerekir. İmzası inkar edilmeyen kira sözleşmesi İİK 68. maddesi anlamında belgedir. Bu durumda davalının kira bedelini ödediğini veya ödenmiş sayılacağını gösterir belgelere dayanması gerekir. İİK 269/c maddesinde ki ispat yükü kiracının taşınmazın tesliminin olmadığı, yasal olarak kullanma imkanının bulunmadığına yönelik olmayıp kira bedellerinin ödendiği veya ödenmiş sayılmasına ilişkindir. Bu durumda mahkemece takip hukuku yönünden incelenmesi mümkün olmayan sebepler değerlendirilerek davanın reddine karar verilmesi yerinde görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen Geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428 ve İİK.nın 366.maddesi uyarınca kararın BOZULMASINA..., taraflarca İİK'nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz eden davacıya iadesine, 07.05.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.