MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : İstihkak
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
... A R A R
Davacı 3. kişi vekili, borçlu hakkında yürütülen takip nedeniyle haczedilen 35 HB 1129 plakalı aracın müvekkili tarafından borçluya mülkiyeti muhafaza kaydıyla satıldığını ve teslim edildiğini, müvekkilinin araç satışından kaynaklanan alacağının 30.01.2016 tarihinde ödenmesinin kararlaştırıldığını, halen aracın müvekkilinin mülkiyetinde olduğunu, bu nedenlerle araç üzerindeki haczin kaldırılmasına, karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı alacaklı vekili, araç bedelinin sözleşmenin yapılmasından 3 yıl sonra ödenmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, satışın borçlu ...'ın piyasa borçlarından dolayı alacaklılardan kendisini korumak amacıyla yapılmış olduğu kanaatini uyandırdığını, mülkiyeti muhafaza kayıtlı satışlarda, alacaklının haciz koymasına engel bir durum bulunmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda, mülkiyeti muhafaza kayıtlı sözleşmede satış bedelinin 30.01.2016 tarihinde ödeneceğinin kararlaştırıldığı, 30.01.2016 tarihi itibariyle satış bedelinin tümünün ödenmesine kadar mülkiyetinin satış yapan davacı 3. Kişi şirket üzerinde kalmaya devam edeceği, istihkak iddiasını kabul etmeyen davalı alacaklı tarafça satış bedelinin ödendiği hususunun iddia ve ispat edilemediği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, karar davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava 3.kişinin, İİK’nun 96. vd. maddelerini dayalı istihkak iddiasına ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş ise de yapılan inceleme ve araştırma karar vermeye yeterli değildir.
Bornova 5. Noterliği'nin 15.02.2013 Tarih ve ..... Yevmiye No'lu düzenleme şeklindeki mülkiyeti muhafaza kayıtlı satış sözleşmesi hükümlerine göre, satış bedelinin 89.200 TL olarak belirlendiği, peşinat verilmesine ilişkin hüküm bulunmadığı ve sözleşme bedelinin 15.02.2013 tanzim, 30.01.2016 vadeli bir adet bonoya bağlandığı görülmekle; halihazırda satış bedelinin ödenip ödenmediğinin, satıcı- 3. kişi şirkete ait defter kayıtları da dahil olmak üzere etraflıca araştırılması ve ayrıca takip borçlusu aleyhine başkaca icra takip
dosyalarının bulunup bulunmadığı da belirlenerek varsa bu dosyalar da ilgili yerlerden getirtilmek suretiyle, borçlunun alacaklılarından mal kaçırma kastı ile hareket edip etmediğinin tespit edilmesi bu yollarla elde edilen bilgilerin dava dosyasında bulunan diğer delillerle birlikte değerlendirilerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve araştırma sonucu davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş ve hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün İİK'nun 366 ve 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca İİK'nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve peşin harcın temyiz edene iadesine 24.04.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy