MAHKEMESİ:İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: İtirazın Kaldırılması ve Tahliye
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Dava itirazın kaldırılması ve tahliye talebine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne ve tahliye konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına kararı verilmiş, karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.
1- Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına ve mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verildiğine, takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2- Davacı vekilinin icra inkar tazminatına yönelik temyiz itirazlarına gelince; davacı alacaklı vekili 20.01.2014 tarihinde başlattığı icra takibi ile 2013 Aralık ayına ait bakiye kira bedeli olan 590 TL kira alacağı, 2014 ocak ayına ait 5.058,89 TL kira alacağı ve sözleşmedeki muacceliyet şartı gereği muaccel hale gelen 2014 yılı Şubat-Aralık ayları dönemine ait 55.647,79 TL kira alacağının faizi ile birlikte tahsilini talep etmiştir. Ödeme emrinin borçluya tebliği üzerine, borçlu süresi içinde verdiği dilekçe ile borcu olmadığından bahisle takibe itiraz etmiştir. İtiraz üzerine davacı vekili icra mahkemesine başvurarak itirazın kaldırılması ve tahliye istemiştir. Mahkemece gerekçede muacceliyet şartına ait talebin yargılamayı gerektireceğinden bahsedilerek itirazın kaldırılması talebinin reddine değinilmiş ancak itirazın kaldırılması talebi yönünden herhangi bir hüküm kurulmadan davanın kısmen kabulüne, tahliyeye ve inkar tazminatı verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Bu ilk karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Temyiz incelemesi üzerine Yargıtay 6. HD. (kapatılan) 19.11.2015 T., 2015/6538 E., 2015/10090 K. sayılı kararı ile HUMK.nun 388/son maddesi uyarınca istek sonuçlarının her biri hakkında açık şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde karar verilmesi gerekirken mahkemece alacak istemi ile ilgili bir karar verilmemesi ve gerekçede itirazın kaldırılması talebinin reddine karar verildiği yazıldığı halde hüküm fıkrasında buna ilişkin karar verilmeyerek hükümde çelişki yaratıldığından bahisle bozulmuştur. Bozma sonucu yapılan yargılama ile davanın kısmen kabulüne 5.539,58 TL asıl alacak üzerinden itirazın kaldırılmasına, kabul edilen 5.539,58 TL'nin %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, reddedilen 56.761,00 TL'nin %20'si oranında icra inkar tazminatının davacıdan alınarak davalıya verilmesine şeklinde karar verilmiştir. Bozma öncesi verilen icra inkar tazminatı verilmesine yer olmadığına yönelik karar sadece davacı vekili tarafından temyiz edilmiş olmakla bozma kararından sonra davalı lehine tazminata hükmedilmesi doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle (1) Nolu bentten belirtilen sebepler ile temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte belirtilen sebepler ile temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428 ve İİK.nın 366.maddesi uyarınca kararın icra inkar tazminatına hasren BOZULMASINA, taraflarca İİK'nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene, 24.04.2018 tahinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy