MAHKEMESİ:İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: İtirazın Kaldırılması ve Tahliye
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup, hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
K A R A R
Davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine kira alacağı ve tahliye istemli olarak başlatılan icra takibine davalı borçlunun itirazı üzerine davacı icra mahkemesinden itirazın kaldırılması ve tahliye isteminde bulunmuş, Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, karar davacı alacaklı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı alacaklı, 01/06/2012 başlangıç tarihli kira sözleşmesine dayanarak 12/11/2014 tarihinde başlattığı icra takibi ile 2014 yılı Eylül ve Kasım aylarına ait toplam 800,00 TL kira ve 10,80 TL işlemiş faiz alacağının tahsilini talep etmiş, davalı borçluya ödeme emri 17/11/2014 tarihinde tebliğ edilmiştir. Davalı borçlu süresinde verdiği itiraz dilekçesi ile borca itiraz etmiştir.
Davacı alacaklı 15/12/2014 tarihinde .....2. İcra Hukuk Mahkemesinin 2014/953 Esas ve 2014/992 Karar sayılı dosyası ile itirazın kaldırılması ve tahliye talep etmiş, aynı dosyaya ibraz ettiği 15/12/2014 tarihli dilekçesi ile de tahliye davasından ileride yeniden dava açmak üzere feragat ettiğini, feragatinin kabulü ile dava dosyasının kapatılmasını talep etmiştir....2. İcra Hukuk Mahkemesinin 2014/953 Esas ve 2014/992 Karar sayılı 16/12/2014 günlü ilamı ile davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmiş, karar temyiz edilmeden 03/03/2015 tarihinde kesinleşmiştir.
Her ne kadar 15/12/2014 tarihli dilekçe davacı alacaklı vekilinin feragat beyanını kapsıyor ise de beyan içeriğinden hakkın özünden ve davanın esasından feragat edilmediği, davanın süresinden önce açılmasından dolayı feragat edildiği, tahliye davasından ileriye dönük feragat edilmediği bu durumda 6100 sayılı HMK.nun 309. maddesi anlamında bir feragatten bahsedilemeyeceği değerlendirilip işin esası incelenerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün İİK'nun 366 ve 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesinin yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca İİK'nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve istek halinde peşin harcın temyiz edene iadesine, 21.06/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.