MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Katkı Payı ve Katılma Alacağı
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonucunda Mahkemece verilen davanın reddine dair kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemiz'in 07.02.2017 gün ve 2015/11105 Esas, 2017/1298 Karar sayılı ilamı ile onanmasına karar verilmişti. Davacı vekili tarafından süresinde kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı ... vekili, taraflar arasındaki mal rejimi tasfiye edilerek, tasfiyeye esas teşkil edecek davalı erkek adına kayıtlı mallar yönünden hesaplanacak alacağın faiziyle tahsilini talep etmiş, harca esas değer fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla 10.000,00 TL olarak bildirilmiştir.
Davalı ... vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, dava konusu taşınmazın edinildiği tarih itibarı ile mal ayrılığı rejiminin geçerli olduğu, mirasen intikal eden bir taşınmaz olduğu, taraflarca bildirilen tanık beyanları dahil olmak üzere dosya kapsamında toplanan delillerden çalışmayan, herhangi bir geliri ve kazancı bulunmayan davacı kadının bu malların edinilmesine herhangi bir katkısının kanıtlanmadığı anlaşıldığından davanın reddine karar verilmiştir. Hüküm, süresi içerisinde davacı vekili tarafından temyiz edilmiş, Dairece yerel mahkemenin kararı 07.02.2017 gün, 2015/1105 esas ve 2017/1298 karar sayılı ilamla onanmıştır. Davacı vekili, süresi içerisinde karar düzeltme isteğinde bulunmuştur.
1-Dosya muhtevasına, dava evrakı ile tutanaklar münderecatına ve Yargıtay ilâmında açıklanan gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan, yerinde olmayan ve HUMK'nun 440. maddesinde yazılı hallerden hiçbirisine uymayan karar düzeltme isteminin reddine karar verilmiştir.
2- Dava dilekçesi, ıslah dilekçesi, yargılama tutanakları ve mahkemenin gerekçesinde kabul ettiği üzere dava, katkı payı alacağı isteğine ilişkindir. Mahkemece, katkı ispatlanamadığından davanın tümden reddine karar verilmiş ise de arsanın edinilmesi yönünden gerekçe dosya kapsamı ile örtüşmemektedir.
Dava konusu taşınmaza ilişkin tedavül kayıtları incelendiğinde, ifraz öncesi 301 ada 7 parsele kayıtlı arsa niteliğindeki taşınmazın davalının murisi olan babası ...... adına tapuda 2/3 hisse kayıtlı iken, babasının vefatı (1983) ile davalı ve diğer mirasçılara intikal ettiği, bu hissenin tamamının 27.04.1998 tarihinde mirasçılar arasında yapılan taksim yolu ile davalı ... adına tescil edildiği anlaşılmaktadır.
Bununla birlikte, dosyada mevcut dava dışı 8480 parsele kayıtlı taşınmazın tedavüllü kayıtları incelendiğinde; taşınmazın 1/2 hissesinin davalının murisi babası ...... adına kayıtlı olduğu, (davacı ve davalının evlilik tarihi 26.12.1980'den önce) 10.12.1980 tarihinde muris ......'ın üzerine kayıtlı 1/2 hissenin bir kısmının (50/602) satış yolu ile davacı adına tescil edildiği, kalan hissenin (251/602) ise muris ......'ın vefatı ile davalı ve diğer mirasçılarına intikal ettiği, mirasçılar arasında yapılan taksim ve davacı kadının hissesinin satımı ile 1/2 hissenin davalının kardeşi olan ...... mirasçısı ...... adına tapuda tescil edildiği ve bütün bu işlemlerin dava konusu parselde yapılan taksim ile aynı gün olan 27.04.1998 tarihinde gerçekleştirildiği sabittir.
Dava konusu 301 ada 14 parselin (eski 7 parsel), hem mirasçılar arasında yapılan taksim hem de davacı kadının dava dışı 8480 parseldeki hissesi satılarak edinildiği gözetildiğinde arsanın alımında davacı kadının evlilik öncesi edindiği kişisel malı olan hissesi ile katkıda bulunduğunun kabulü gerekir. Mahkemece, Daire'nin yerleşmiş ilke ve esaslarına uygun şekilde davacı kadın lehine katkı payı alacağı hesap edilmelidir. Bu hususta bozma sevkedilmesi gerekirken temyiz incelemesinde gözden kaçmış, hüküm tümüyle onanmıştır. Davacı vekilinin karar düzeltme isteği bu yönden kabul edilerek, hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (2.) bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin kabulü ile Dairenin maddi yanılgıya dayalı 25.01.2016 gün 2014/16773 esas ve 2016/1048 karar sayılı onama ilamının KALDIRILMASINA, hükmün 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, diğer karar düzeltme taleplerinin yukarıda 1. bentte gösterilen sebeplerle reddine, istek halinde peşin harcın karar düzeltme isteyene iadesine, 29.05.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.