MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Kayyım Atanması
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı kayyım vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı vekili dava dilekçesinde ... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2008/156 esas sayılı ortaklığın giderilmesi talepli dosyasında iştirak halindeki maliklerden ...'ye ulaşılamadığından adı geçene mal müdürlüğünün kayyım tayin edilmesi amacıyla ilgili mahkemesine kayyım davası açmak üzere yetki verildiğini, bu nedenle yetki belgesi uyarınca...'ye mal müdürünün kayyım atanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Mahkemece dava Hazineye ihbar edilmiş,yapılan yargılama sonunda, ... Mal Müdürlüğün de mal müdürü olarak görev yapmakta olan ...'ın ... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2008/156 esas sayılı dosyasında davalılardan...'yi temsil etmek üzere temsil kayyımı olarak atanmasına karar verilmiştir
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 426. maddesinde temsil kayyımlığı düzenlenmiştir.Bu madde de kayyım olarak atanacak kişi belirtilmemiştir.
Dosyadaki bilgi ve belgelerden... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2008/156 esas sayılı, taşınmazdaki ortaklığın giderilmesi davası nedeni ile temsil kayyımı atanması istendiği hususu dikkate alınarak Mahkemece kayyım adayları arasından seçilecek bir kişinin kayyım olarak atanmasına karar verilmesi gerekirken ,mahallin en büyük mal memurunun atanması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, HUMK'nun 440/III-1, 2, 3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 23.03.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy