MAHKEMESİ: ... 4. Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı kayyım vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
K A R A R
Davacı vekili asıl ve birleşen dava dilekçesinde, ... Beyoğlu Kuloğlu mah. 485 ada 12 sayılı taşınmaz ile Kemankeş mah. 93 ada 10 parsel sayılı taşınmazlardaki malikleri için verilen kayyımlık kararlarının kaldırılmasını istemiş, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden; ... 1. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2012/191 Esas 2012/1426 Karar sayılı dosyasında 93 ada 10 parsel sayılı taşınmaz maliklerine 3561 sayılı Kanun 2. ve TMKnun 427. Beyoğlu 3.Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 1999/343 Esas 1999/725 karar sayılı dosyasında ise 485 ada 12 parsel sayılı taşınmaz maliklerine 2565 sayılı Kanunun 2. maddesi ve MK 377. maddeleri gereği ... Defterdarı kayyım tayin edildiği davacılar tarafından ..., ..., Barbaros Narter, Mehmet Bedrettin Köker, Recep Hakan Narter, Murat Narter, Ayşe Zuhal Sayman, Ali İhsan Kalıpsızoğlu isimli şahıslara ait mirasçılık belgelerinin dosyaya konulduğu ancak bu kişilerin tapu malikleri ..., ..., ..., ..., ..., ..., İkbal Kalıpsız isimli şahıslara veya mirasçılarına ait olduğuna yönelik mahkeme kararı veya benzeri belgeler dosyaya getirtilmeden bu yöndeki deliller toplanmadan yetersiz araştırma ve eksik inceleme neticesinde davacıların tapu malikleri ile akrabalık ve mirasçılık bağını yeteri kanaat oluşturacak şekilde ispat ettiklerinden bahisle davanın kabulüne karar verildiği anlaşılmaktadır.
3561 sayılı Mal Memurlarının Kayyım Tayin Edilmesine Dair Kanunun 2/1.maddesinde, bir kimsenin uzun süreden beri bulunamaması veya oturduğu yerin bilinememesi veya ortada bulunmayan ve miras açıldığında sağ olup olmadığı ispatlanamayan mirasçıya ait payın resmen yönetilmesi amacıyla kayyım atanmasının gerektiği hallerde, vesayet makamının bu kimselerin malları üzerinde Hazinenin hak ve menfaati bulunup bulunmadığını, mahallin en büyük mal memurluğundan araştıracağı, Hazinenin hak ve menfaatinin söz konusu olduğunun anlaşılması hâlinde, mahallin en büyük mal memurunu yönetim kayyımı tayin edeceği; Türk Medeni Kanununun 427. maddesinde ise, bir kimse uzun süreden beri bulunamaz ve oturduğu yer de bilinemezse, vesayet makamının, yönetimi kimseye ait olmayan mallar için gereken önlemleri alacağı ve bir yönetim kayyım atayacağı hükme bağlanmıştır.
Mahkemece, konuya ilişkin Kanun hükümleri ve amacı gözetilerek, sadece dosyada bulunan mirasçılık belgeleri ile yetinilmeden; kolluk araştırması yapılarak, dava konusu taşınmaza ait tapu kaydının ilk tesisinden itibaren bütün tedavül ile birlikte tapu kayıtları ve dayanak belgelerinin ilgili tapu müdürlüğün'den vergi kaydıyla ilgili bilgi ve belgelerin belediye başkanlığından ve Vergi Dairesi Müdürlüğünden getirtilip kayıt ve belgelerde kimlik bilgilerinin bulunması halinde nüfus müdürlüğünden ilgililerin nüfus aile kayıtlarının istenerek; tapu malikleri ile kayyım atananların irtibatının araştırılması ve toplanan bütün deliller birlikte değerlendirilerek, tapu malikleri ile aynı kiyi olup olmadıkları hususu kuşkuya yer bırakmayacak şekilde belirlenerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve araştırmayla davanın kabulü doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMKnun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, HUMKnun 440/111-1, 2, 3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna, 02.11.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy