MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Kayyımlığın Kaldırılması
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
K A R A R
A-Davacılar vekilinin temyizine yönelik yapılan incelemede:
Gerekçeli karar davacılar vekiline 17.08.2015 günü tebliğ edilmiş, 11.02.2016 tarihinde temyiz edilmiştir. Bu durumda HUMK.nun 437. maddesi hükmünde öngörülen 8 günlük temyiz süresi geçmiş bulunduğundan 01.06.1990 gün ve 1989/3 Esas, 1990/4 Karar sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca temyiz isteminin REDDİNE,
B-Davalı vekilinin temyiz istemine yönelik olarak yapılan incelemede:
Davacı vekili, dava dilekçesinde müvekkillerinin murisleri... ve...ın tapuda ...ili, ... ilçesi,... Mah. ...ada,... parsel sayılı taşınmaz ile ... ada ... parsel sayılı taşınmazlarda hissedar olduğunu, tapu kayıtlarında isimlerinin ... ve ...olarak yazılı bulunduğunu, tapuda isim tashihi için ... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2013/289 E. ve 2013/290 E sayılı dosyaları ile karar verildiğini ancak kararların henüz kesinleşmediğini, taşınmazlarda tapu kayıt maliklerinin baba adları ile soy adları bulunmadığından ... Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2007/1637 Esas 2008/1172 Karar sayılı ilamı ile kayyım atandığını, taşınmazların maliklerinin belli olduğunu belirterek taşınmazlar üzerindeki kayyımlık kararının kaldırılmasını talep etmiştir. Mahkemece, tapu kayıt maliklerinden ... ...ve ...'ın mirasçılarının bulunduğu ve mirasçıların sağ oldukları, anılan kayyımlık kararının hukuki dayanağının ortadan kalktığı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilerek, ... İli, ... İlçesi K... Mahallesi...ada ...parseldeki mal müdürlüğünün kayyımlığının kaldırılmasına karar verilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasal gerektirici nedenlere ve özellikle kanıtların takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak; dosya içerisindeki bilgi ve belgelerden,dava konusu taşınmazlarda tapu maliklerinin adlarının düzeltildiğine ilişkin mahkeme kararları dosya arasına konulmuş ise de, kararlarda kesinleşme şerhi bulunmadığı gibi, kararlardaki olgunun tapu kayıtlarına işlenip işlenmediği de belli değildir. Bundan ayrı olarak ... ili,... ilçesi,... Mah.... ada, ... parsel ile ...ada...parsel sayılı taşınmazlar için dava açıldığı halde, hüküm fıkrasında Kemalettin Mahallesi 204 ada 9 parsel için kayyımlığın kaldırılmasına karar verilmesi de doğru görülmemiştir.
Mahkemece, dava konusu taşınmazların son hali ile tapu kaydı getirtilip,malikleri ile davacılar arasındaki bağ tespit edilip, dava konusu taşınmaz ile ilgili olarak hüküm kurulmalıdır.
SONUÇ: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK'nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, HUMK'nun 440/III-1, 2, 3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna ve peşin harcın temyiz edene iadesine, 23.03.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy