MAHKEMESİ: ... Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesi
DAVA TÜRÜ: Kiralananın Temerrüt Nedeniyle Tahliyesi
İLK DERECE
MAHKEMESİ: ... İcra Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda ... 2. İcra Hukuk Mahkemesi hükmüne karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine ... Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun kabulüne karar verilmiş, bu kez davacı vekilince Bölge Adliye Mahkemesi kararının temyizi üzerine Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Dava, kesinleşen icra takibi nedeniyle kiralananın tahliyesi istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesince, davanın kabulüne karar verilmiş,davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. Davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davacı tarafın tahliye talepli icra takibini birlikte yapmamış olmaları nedeniyle temerrütten dolayı tahliye davasının reddine karar verilmesi üzerine; istinaf kararı davacı vekili tarafından bu kez temyiz edilmiştir.
1- Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, temyiz olunan kararda yazılı gerekçelere göre aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2- Davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince;
Türk Borçlar Kanunu'nun 315. maddesi hükmü uyarınca temerrüt nedeniyle açılacak tahliye davasının kural olarak kiraya veren tarafından açılması gerekir. Kiralanan paylı mülkiyete konu ise pay ve paydaş çoğunluğunun sağlanması, elbirliği halinde mülkiyete konu teşkil ediyorsa tüm ortakların davaya katılmaları gerekir. Bu koşullar birlikte dava açma şeklinde gerçekleşebileceği gibi bir paydaş tarafından açılan davaya sonradan diğer paydaşların onaylarının alınması şeklinde de sağlanabilir. Elbirliği mülkiyetinde, ortakların davaya katılmaları sağlanamaz ise miras bırakanın terekesine temsilci atanması sağlanarak temsilci huzuruyla dava yürütülür. Dava hakkına ilişkin olan bu hususların mahkemece kendiliğinden göz önünde bulundurulması gerekir.
Olayımıza gelince; davalı kiracı ile 01/07/2014 başlangıç tarihli ve beş yıl süreli yazılı kira sözleşmesi ... İnşaat Ticaret A.Ş. ve ... Gayrimenkul Geliştirme A.Ş. tarafından akdedilmiş ve her iki şirket bu sözleşmeye dayanarak 29/02/2016 tarihinde ayrı ayrı başlattıkları icra takibi ile kira alacağının tahsilini talep etmişlerdir.Her iki takip dosyasında ödeme emri davalı borçluya 28/03/2016 tarihinde tebliğ edilmiş,davalı borçlu borca ve imzaya itiraz etmeyerek takiplerin kesinleşmesine sebebiyet vermiştir. Kiraya verenlerin birden fazla olması halinde temerrüt nedeniyle tahliye kararı verilebilmesi için icra takibinin tüm kiralayanlar tarafından yapılması ve davanın da birlikte açılması zorunludur. Temerrüt ihtarnamesi yerine geçen, icra takibi kiraya verenler tarafından ayrı ayrı da olsa yapılmıştır. Takip tarihleri aynı olup dava da her iki kiraya veren tarafından birlikte açılmış, yargılama aşamasında da her iki kiraya veren şirket ... AVM Yatırımları A.Ş. ünvanı altında birleşmiştir.Bu durumda icra takibinin tüm kiraya verenler tarafından yapıldığının kabulü ile ihtarnamede herhangi bir eksikliğin bulunmadığı dikkate alınarak işin esası incelenerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile İlk Derece Mahkeme kararının kaldırılarak tahliye davasının reddine karar verilmesi doğru değildir.
SONUÇ: Davacı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının yukarıda yazılı nedenlerle 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK'nun 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nun 373/2. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 26/09/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.