MAHKEMESİ:Asliye Hukuk (Aile Mah. Sıf.) Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: Nüfus Kaydının Düzeltilmesi
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, yetkisizlik kararı verilmiş olup hükmün davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacılar vekili, dava dilekçesinde, davacıların babaları İbrahim Malla'nın hem Türk hem de... vatandaşı, davacıların da...'da babaları hanesinde kayıtlı olduğunu, ancak .....'de kayıtlarının bulunmadığını,... Aile Mahkemesi aracılığı ile alınan .... raporu ile tıbben de durumun tespit edildiğini bildirerek,...nın davacıların babaları olduğunun tespitini istemiş; Mahkemece, iddianın babalık tespitine dayalı nüfus kayıt düzeltme davası olup, bu davalarda Nüfus Kanunu 36. maddesine göre ilgililerin yerleşim yeri mahkemesinin yetkili olduğu, davacılar ve davalı ... Malla'nın yerleşim yerlerinin...'da bulunduğu ve bu durumda da MÖHUK 41. maddeye göre ..., ... ve ... mahkemelerinin yetkili olduğu bildirilerek, dava dilekçesinin yetki yönünden reddine karar verilmiştir.
Dava, ....da babalan hanesinde nüfusa kayıtlı davacıların aynı zamanda Türkiye vatandaşı olan babaları hanesine tescil edilebilmeleri için tespit kararı verilmesidir.
Dava Asliye Hukuk Mahkemesinde açılmıştır. Mahkemece, duruşmada davanın babalık davası olduğu gerekçesi ile aile mahkemesi sıfatı ile bakılması kararı verilmiştir. 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanununun 36/c bendine göre, tespit davalarının kaydın iptali veya düzeltilmesi için açılacak davalara karine teşkil edeceği öngörülmüş, 36/a maddesinde de nüfus kayıtlarına ilişkin düzeltme davalarının düzeltmeyi isteyen şahıslar ile ilgili resmi dairenin göstereceği lüzum üzerine Cumhuriyet Savcıları tarafından yerleşim yeri adresinin bulunduğu yerdeki görevli asliye hukuk mahkemesinde açılacağı, kayıt düzeltme davalarının nüfus müdürü veya görevlendireceği nüfus memuru huzuru ile görüleceği ve karara bağlanacağı hükmü getirildiğinden, davaya asliye hukuk mahkemesi olarak bakılıp karara bağlanması gerekirken, aile mahkemesi sıfatı ile yargılama yapılarak karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK'nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, HUMK'nun 440/III-1, 2, 3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna ve peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 08.06.2017 tarihinde oybirliğiy karar verildi.