MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Katılma Alacağı
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairemiz'in 08.03.2017 gün ve 2015/12984 Esas, 2017/3164 Karar sayılı ilamı ile onanmasına karar verilmişti. Davalı vekili tarafından süresinde kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı ... vekili, dava dilekçesinde belirtilen kooperatif hissesi nedeniyle mal rejiminin tasfiyesinden kaynaklanan alacak isteğinde bulunmuştur.
Davalı ... vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, taşınmazın satışından elde edilen para nedeniyle 46.000,00 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesi üzerine; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dairece yerel mahkemenin kararı 08.03.2017 tarihli, 2015/12984 Esas ve 2017/3164 Karar sayılı ilamla onanmasına karar verilmiştir. Davalı ... vekili süresi içerisinde karar düzeltme isteğinde bulunmuştur.
1-Dosya muhtevasına, dava evrakı ile tutanaklar münderecatına ve Yargıtay ilâmında açıklanan gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan, yerinde olmayan ve HUMK'nin 440. maddesinde yazılı hallerden hiçbirisine uymayan karar düzeltme isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Davalı vekilinin diğer karar düzeltme istemine gelince;
Tasfiyeye konu taşınmazın kooperatif üyeliği yoluyla edinilmesi halinde, kooperatife yapılan ödemelerden ve bu ödemelerin isabet ettiği dönemlerden hareketle, mal rejiminin tasfiyesi ile eşlerin alacak miktarları belirlenir. 4721 sayılı TMK'nin 202/1.maddesi gereğince edinilmiş mallara katılma rejiminin geçerli olduğu dönemde yapılan ödemelerde, eşler lehine değer artış payı ve/veya artık değere katılma alacak hakları doğabilecektir. Kooperatif ödemelerinin bir kısmının mal rejiminin devamı süresince, bir kısmının da daha sonraki tarihlerde yapılmasında, mal rejiminin geçerli olduğu dönemden sonraya sarkan ödemeler, dava konusu taşınmazın borcu kabul edilerek tasfiye gerçekleştirilir.
Buna göre; öncelikle, tasfiyeye konu kooperatifin ödemelerinin hangi dönemde yapıldığı ve oranları ile tasfiye tarihinde ki sürüm değeri ayrı ayrı belirlenmelidir.
Açıklamalar doğrultusunda hesaplama yapılabilmesi için, iddia ve savunma çerçevesinde, kooperatif üyelik bilgileri, ödeme belgeleri, ihtiyaç duyulması halinde eşlerin malın alınmasında katkı olarak kullandıklarını ileri sürdükleri malvarlıklarına ilişkin sair belgeler bulundukları yerlerden getirtilerek uyuşmazlığın çözümünde göz önünde bulundurulmalıdır. Uyuşmazlığın çözümünde kullanılabilecek değer tespiti, belirleme ve hesaplamaların yapılabilmesi için gerek görülürse konusunun uzmanı bilirkişi veya bilirkişilerden oluşan kuruldan da yardım alınmalıdır.
Somut olaya gelince; eşler, 18.08.2003 tarihinde evlenmiş, 24.06.2011 tarihinde açılan boşanma davasının kabulüne ilişkin hükmün, 11.09.2012 tarihinde kesinleşmesiyle boşanmışlardır. Mal rejimi boşanma davasının açıldığı tarih itibarıyla sona ermiştir (TMK m. 225/son). Sözleşmeyle başka mal rejiminin seçildiği ileri sürülmediğinden evlilik tarihinden mal rejiminin sona erdiği tarihe kadar, edinilmiş mallara katılma rejimi geçerlidir (4722 Sayılı Yasa m. 10, TMK m. 202). Tasfiyeye konu kooperatife evlilik birliği içinde üye olunmuş, kooperatif hissesi 23.06.2011 tarihinde satılmıştır. Mal rejiminin tasfiyesinde eşlerin bağlı bulunduğu rejime ilişkin hükümler uygulanır (TMK m. 179).
Yukarda açıklanan yasal düzenleme ve ilkeler uyarınca yapılan incelemede;
Tüm dava dosyası kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; tasfiyeye konu S. S. ... ... Konut Yapı Kooperatifi üyeliğinin devredildiği 23.06.2011 tarihine kadar 32.525,00 TL ödeme yapıldığı, 56.175,00 TL daha ödeme yapılması halinde tapunun alınabileceği, rayiç değer belirlenirken borcun dikkate alınıp alınmadığının belirsiz olduğu, kooperatif üyeliğinin devredildiği tarihteki rayiç değerinin 92.000,00 TL olarak belirlendiği, hesap raporunda da bilirkişi tarafından kooperatif üyeliğinin devredildiği tarihte borcunun olduğu gözeltilmeden alacağın tespit edildiği anlaşılmaktadır. O halde, Mahkemece, usuli kazanılmış haklar da gözetilerek, S.S. ... ... Konut Yapı Kooperatifi'nden davalı kocanın kooperatife üyelik tarihi, ödemeye ilişkin bilgi ve belgeler getirtilerek, evlilik birliği içinde yapılan ödemelerin yapılması gereken toplam ödemeye oranı bulunduktan sonra yukarıda açıklanan Dairemiz ilke ve uygulamalarına göre alacağın hesaplanması gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamıştır.
SONUÇ: Yukarıda (2.) bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin karar düzeltme isteğinin kabulü ile, Dairenin 08.03.2017 gün 2015/12984 Esas ve 2017/3164 Karar sayılı onama ilamının KALDIRILMASINA, yerel mahkeme kararının 6100 sayılı HMK.nin Geçici 3.maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nin 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, davalı vekilinin diğer karar düzeltme taleplerinin yukarıda 1. bentte gösterilen sebeplerle reddine ve peşin harcın istek halinde karar düzeltme isteyene iadesine, 11.09.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.