MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi (Aile Mahkemesi Sıfatıyla)
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonucunda Mahkemece verilen davanın reddine dair kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemiz'in 21.03.2017 gün ve 2015/13600 Esas, 2017/3968 Karar sayılı ilamı ile onanmasına karar verilmişti. Davacı vekili tarafından süresinde kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı ... vekili, dava dilekçesinde belirtilen taşınmazın edinilmesine katkıda bulunduğunu açıklayarak mal rejiminin tasfiyesi ile tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde alacak isteğinde bulunmuş, ayrıca dava dilekçesinde bahsi geçen ev eşyalarının aynen iadesine, mümkün olmadığı takdirde bedelinin tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemenin davanın reddine dair ilk kararı, davacı vekilinin temyizi üzerine, Daire'nin 05.07.2012 tarih, 2012/988 esas-2012/6762 karar sayılı kararı ile "... Katkı payı alacağı ya da katılma alacağı davalarında davacının ayın (mülkiyet) isteme olanağı bulunmayıp, hakkı şahsi alacak niteliğinde bulunan katkı payı alacağı yada katılma alacağı isteğine ilişkin olur. Mahkemenin tapu iptali ve tescil yönünden TMK'nin 706. maddesi gereğince davanın reddine karar verilmesinde usul ve kanuna aykırı bir yön bulunmadığı gibi davanın reddine denilmek suretiyle aynı dava içinde yer alan ev eşyaları ve bedeli yönünden de isteğin reddine karar verildiği sonucuna varıldığından ve ev eşyaları konusunda davacı tarafından herhangi bir delil sunulmadığı gibi TMK'nin 6. maddesi gereğince buna ilişkin iddiasını da kanıtlayamadığından bu istek bakımından da davanın reddine karar verilmesi yerinde bulunmuştur. Şu halde, davacı vekilinin tapu iptali ve tescil ile ev eşyalarına yönelik temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde bulunmadığından reddiyle bunlara ilişkin hüküm fıkralarının onanmasına, davacı vekilinin katkı payı alacağı ile katılma alacağı isteğine yönelik temyiz itirazlarına gelince, davalı 23.02.1998 tarihinde kooperatif üyeliğini devralmıştır. Dosyadaki bilgi ve belgelere göre üyelik hakkını 1500,00 TL’ye devralmış ve kaba ......... halinde iken devraldığı belirlenmiştir. Daha sonra kaba .........ın tamamlanması yoluna gidilmiştir. Mahkemece, üyelik hakkının devralınması ve yapılan ödemeler konusunda herhangi bir araştırma ve inceleme yapılmamış dökümanlar da istenmemiştir. Kooperatife ilişkin taksitlerin 01.01.2002 tarihinden sonra da devam ettiği dosyadaki bilgilerden anlaşılmaktadır. Bu durum karşısında davacının katkı payı alacağı ve katılma alacağı söz konusu olabilmektedir. Bu nedenle, mahkemece yapılacak iş; davalının kooperatif üyelik hakkını devraldığı 23.02.1998 tarihinde ödediği peşinat ile 01.01.2002 tarihine kadar ödediği taksitlere ilişkin bilgi ve belgeler ile 01.01.2002 tarihinden sonra yapılan tüm ödemelere ait makbuz ve belgelerin kooperatif yönetiminden getirtilip dosya arasına konulması gerekir. Kooperatifin hangi tarihte tamamlanıp teslim edildiği ve içinde oturulmaya başlandığı hususunun da aynı kooperatiften sorulması, tüm bunlara ilişkin belgeler getirtilerek dosyaya eklenmesi, 01.01.2002 tarihinden boşanma davasının açıldığı 15.09.2006 tarihine kadar ki ödemelerin TMK'nin 202, 219, 231, 235 ve 236. maddeleri gereğince edinilmiş mal olarak kabul edinilmesinin düşünülmesi, 23.02.1998 tarihinden 01.01.2002 tarihine kadar yapılan ödemelerin ise katkı payı alacağına konu olduğu gözetilerek ve her iki tarafın da sigortalı olarak çalıştığı bu nedenle belirli bir gelire sahip oldukları gözönünde tutularak durum değerlendirilmelidir. Bundan ayrı davalının annesi tarafından 9.000 Markın davalıya verildiği ve bunun kooperatif üyelik hakkının devralınmasına harcandığı husus üzerinde durulması, kanıtlandığı takdirde hesaplamada gözetilmesi, .........ın ağırlık bölümünün veya yüzdelik oran bakımından ne kadarının 01.01.2002 tarihinden önce ve ne kadarının 01.01.2002 tarihinden sonra yapıldığının uzman bilirkişi aracılığıyla saptanması yoluna gidilmesi, dosyanın tomarıyla birlikte bir uzman görüş sahibi hukukçu ile bir mali müşavir ve ......... mühendisine verilerek iddia ve savunma doğrultusunda gerekçeli, denetime açık katkı payı ve katılma alacağını içerir rapor sunulmasının istenmesi, toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek katkı payı alacağı ve katılma alacağı konusunda bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiş bulunması usul ve kanuna aykırıdır..." gereğine işaret edilerek kısmen onanmış, kısmen bozulmuştur. Bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, mahkemece davanın reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiş, Daire'nin 21.03.2017 tarih, 2015/13600 esas-2017/3968 karar sayılı kararı ile onanmasına karar verilmiştir. Davacı vekili bu kez süresinde kararın düzeltilmesi talebinde bulunmuştur.
1-Dosya muhtevasına, dava evrakı ile tutanaklar münderecatına ve Yargıtay ilâmında açıklanan gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki karar düzeltme talepleri yerinde görülmemiştir.
2-Davacı vekilinin dava konusu taşınmaza ilişkin karar düzeltme itirazlarına gelince;
Bilindiği üzere ve kural olarak bozma ilamına uyulmakla davanın tarafları için lehte ve aleyhte usuli kazanılmış hak doğar. Her ne kadar usuli kazanılmış hak usul hukukunda açık bir biçimde düzenlenmemiş ise de, Yargıtay İçtihatları Birleştirme Kararlarıyla usuli kazanılmış hakkın varlığı uygulamada kabul edilmiştir. (04.02.1959 gün ve 13/5 YİBK ile 09.05.1960 gün ve 21/9 sayılı YİBK). Bu hak mahkemelerce ve Yargıtay'ca ihlal edilemeyeceği gibi uyulan bozma ilamı çerçevesinde karar verilmesi zorunludur.
Mahkemece bozma ilamına uyulmasına karar verildikten sonra yapılan yargılamada; ......... İl Müdürlüğünden dava konusu kooperatife ilişkin bilgi ve belgeler getirtilmiş, mali müşavir bilirkişiden 25.12.2013 tarihli rapor ve 3.4.2014 tarihli ek rapor alınmış, yapılan yargılama sonucunda mahkemece yapılan tüm araştırmalara rağmen ilgili kooperatif defterlerine ulaşılamadığı, davacı tarafça buna ilişkin dosyaya bir belge de ibraz edilmediği ayrıca 9000 markın davalıya ödendiğine dair davacı tarafça dosyaya sunulmuş bir belge de bulunmadığı, davanın ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Mahkemece yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmişse de; bu karara katılma olanağı bulunmamaktadır. Şöyle ki, mahkemece bozma ilamından sonra dosyaya getirtilen belgeler, kısmen değerlendirilmeden kısmen de hatalı değerlendirilerek hüküm kurulmuştur. Mahkemece, daha önce uyulan bozma kararında belirtildiği üzere, 01.01.2002 tarihinden boşanma davasının açıldığı 15.09.2006 tarihine kadar ki ödemelerin edinilmiş mal olarak kabul edinilmesi gerektiğinin düşünülmesi, 23.02.1998 tarihinden 01.01.2002 tarihine kadar yapılan ödemelerin ise katkı payı alacağına konu olduğu gözetilerek ve her iki tarafın da sigortalı olarak çalıştığı bu nedenle belirli bir gelire sahip oldukları gözönünde tutularak durum değerlendirilmelidir. Bundan ayrı davacının bozma sonrası 18.04.2014 tarihli yargılama oturumundaki "kooperatif evini 24.04.1998 yılında 2.950-TL'ye aldık. 2.250-TL'sini ben verdim. 650-TL sini ise 8.000 mark olarak davalının annesi verdi..." şeklindeki beyanının da hesaplama yapılırken göz önünde bulundurulması, .........ın ağırlık bölümünün veya yüzdelik oran bakımından ne kadarının 01.01.2002 tarihinden önce ve ne kadarının 01.01.2002 tarihinden sonra yapıldığının uzman bilirkişi aracılığıyla saptanması yoluna gidilmesi, dosyanın tomarıyla birlikte bir uzman görüş sahibi hukukçu ile bir mali müşavir ve ......... mühendisine verilerek iddia ve savunma doğrultusunda gerekçeli, denetime açık katkı payı ve katılma alacağını içerir rapor sunulmasının istenmesi, toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek katkı payı alacağı ve katılma alacağı konusunda bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiş olması doğru değildir. Bu sebeple, davacı vekilinin karar düzeltme talebinin kabulüne karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: 6100 Sayılı HMK'nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla uygulanacak olan 1086 Sayılı HMUK'nin 442/3. maddesi gereğince, davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin kabulüne, Daire'nin 21.03.2017 tarih, 2015/13600 esas-2017/3968 karar sayılı onama ilamının ortadan kaldırılmasına, Yerel Mahkeme hükmünün yukarıda (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle 6100 sayılı HMK'nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nin 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, davacı vekilinin sair karar düzeltme isteminin (1) nolu bentte yazılı nedenlerle reddine, peşin yatırılan 27,70 TL onama harcının ve 65,40 TL karar düzeltme harcının istek halinde davacıya iadesine, 03.10.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy